Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2015/6166 E. 2018/9464 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6166
KARAR NO : 2018/9464
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Katılan …’e yönelik eyleminden dolayı bir kez ikna suretiyle irtikaba teşebbüs, diğer müştekilere yönelik eylemlerinden dolayı dört kez ikna suretiyle irtikap suçlarından mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezanın miktarına göre koşulları bulunmadığından sanık müdafin duruşma isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Dairemizin 11/03/2013 tarihli bozma ilamında katılan Bakanlığı temsilen Hazine vekilinin temyizinin sadece sanığın müşteki …’e karşı irtikap suçundan verilen beraat kararına yönelik olduğu belirtilmişse de, temyiz dilekçesinde ücreti vekalet yönünden mahkumiyet kararını da temyiz ettiği gözetilerek, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Uyulmasına karar verilen bozma ilamında eylemin beş ayrı suçu oluşturacağı belirtilmiş ise de, bozmadan sonra Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli, 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı nazara alınarak sanık hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak sonuç cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanığın yüklenen ikna suretiyle irtikap suçundan beş kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde yer alan objektif ve subjektif koşullar ile aynı Kanunun 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında “kamu görevlisi olan ve bu özelliğiyle güvenilir olması gereken sanığın, uzun bir zaman aralığı içerisinde ve birden fazla şikayetçiye karşı yüklenen suçları işlemiş olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.