Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/10090 E. 2018/14553 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10090
KARAR NO : 2018/14553
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
a- Hırsızlık suçu ile ilgili olarak;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanığa yargılama gideri olarak yükletilen müdafii ücretinin, sanığın sulh ceza mahkemesindeki sorgusundan ve kovuşturma aşamasında tutuklu olmasından dolayı zorunlu olarak kendisine Baro tarafından müdafii atanmasından kaynaklandığının ve 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, Baro tarafından sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasının yargılama giderleriyle ilgili bölümdeki ” sorguda ve kovuşturmada görev yapan müdafii ücretine ilşkin sarf kararları geldiğinde belirlenecek meblağın sanıktan alınmasına ” ilişkin ibarenin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili olarak;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1) Sanığın iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu birlikte işlediği kişiler hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiş olması ve olay yerine ait kamera görüntülerinin de olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işlediğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “şikayetçinin olaydan kaynaklı olarak zararı giderilmemiş olması …” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.