YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/49915
KARAR NO : 2013/35208
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan … Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, çöp toplama, taşıma, süpürme ve kent temizliği işinde 01.01.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, 12.07.2005 tarihinde emeklilik nedeniyle ayrıldığını, kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 1.600,00 TL kıdem tazminatının emekli olma tarihi 12.7.2005 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …, davacının işvereninin … olduğunu, hizmetinin süreklilik taşımadığını, ihale yolu ile işi diğer davalı şirkete verdiklerini ve davacının şirketin işçisi olması nedeniyle kendilerinin sorumlu olmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … İnşaat Temizlik Turizm Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şirketi yargılamaya katılmamış cevap da vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yaşlılık aylığına hak kazanma nedeni ile hak edilen kıdem tazminatına uygulanacak faizin başlangıç tarihi taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme
almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda, davacının yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belgeyi davalıya verdiği kanıtlanamadığından kıdem tazminatı faizinin dava tarihinden başlatılması gerekirken işyerinden ayrıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bu durum bozma sebebi ise de,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin çıkarılarak yerine;
“ 1-Davacının davasının KABULÜ ile, 1.713,79 TL net kıdem tazminatının dava tarihi olan 05.03.2010 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE ” parağrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.