Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14033 E. 2013/3577 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14033
KARAR NO : 2013/3577
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı – karşı davalılar … ve …. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında…. Köyü 128 ada 4, 121 ada 14, 16, 19, 56, 57, 58, 59 ve 64 parsel sayılı taşınmazlar, çayırlık niteliğiyle davacı ve davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiş ise de, Tarım İl Müdürlüğünün itirazı üzerine taşınmazların mera sınırları içinde kaldığı nedeniyle kadastro komisyonunca tesbitleri iptal edilerek vasıfları mera olarak belirlenmiştir. 121 ada 8 sayılı parsel, çayırlık niteliği ile … adına, 121 ada 66 sayılı parsel çayırlık niteliğiyle … ve … adına tesbit edilmiştir.
Davacı …, zilyetlik iddiasıyla 121 ada 56, 58, 64 ve 66 sayılı parseller hakkında, Hazine, mera iddiasıyla 121 ada 8 ve 66 sayılı parseller hakkında, … zilyetlik iddiasıyla 121 ada 59, 64 ve 66 sayılı parseller hakkında, … zilyetlik iddiasıyla 128 ada 4, 121 ada 8, 14, 19 ve 57 sayılı parseller hakkında, Mikdat Koç zilyetlik iddiasıyla 121 ada 14, 16 ve 19 sayılı parseller hakkında ayrı ayrı açtıkları davalar aralarındaki hukukî ve fiilî bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece; Hazinenin davasının reddine, gerçek kişilerin davalarının kabulüne ilişkin verilen hüküm, Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/1102 – 1479 ve 2008/1474 – 1293 sayılı kararları ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararlarında özetle; “Mahkemece, usulüne uygun orman ve mera araştırması yapılarak taşınmazların orman haritaları ile mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmesi, taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kaldığı saptandığı takdirde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi, dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalmadığı saptandığı takdirde, tahsis gününden sonra mera niteliğini yitireceği ve mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitinin yapıldığı günler arasında davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen bağımsız 20 yıllık sürenin geçmediği gözönüne alınarak taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca Hazine adına tesciline karar verileceği gözönüne alınması, davacıların dayandığı tapu kayıtları usulünce uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtlarının Hazine yönünden kesin hüküm oluşturacağının gözönünde bulundurulması, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra, davacı

gerçek kişilerin davalarının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu 121 ada 8 ve 66 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile mera niteliğiyle özel siciline yazılmasına, diğer parsellerin tespit gibi mera niteliğiyle özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı – karşı davalılar …. ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak taşınmazların mera haritası kapsamında kaldığı, taşınmazlarla aynı konum ve mahiyette olan komşu parsellerin de hükmen mera olarak tescil edildiği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01.04.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.