Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/8414 E. 2018/14235 K. 11.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8414
KARAR NO : 2018/14235
KARAR TARİHİ : 11.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, kaçmaya imkan sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık … hakkında “Hakaret” suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında TCK.nun 125/4. maddesi ve fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın suçun sübutuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında “Kaçmaya imkan sağlama” suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
TCK.nun 294. maddesinin 1. fıkrasında gözaltına alınan veya tutuklunun 2. fıkrasında ise “hükümlünün kaçmasını sağlayan” kişinin cezalandırılması öngörülmüştür. Maddenin gerekçesine göre, “…söz konusu suçlar, kaçmaya imkan sağlamakla oluşur.” Bu suçun faili, yakalanmış veya belirli bir resmi kurumda tutulurken kaçan kişinin kendisi hariç, herkes bir suçun faili olabilir. Bu suçtaki “kaçan kimseden” kastedilen, devletin yakalama yetkisine istinaden devlet gücü tarafından kanuna uygun bir şekilde özgürlüğü kısıtlanan kimsedir. Bu kimselerin fiil anında özgürlükleri kısıtlanmış olmaları şart olmakla birlikte mutlaka kapalı bir kurumda tutuluyor olmaları şart değildir. Burada dikkat edilirse fail, gözaltına alınan, tutuklu ya da hükümlüyü, özgürlüğünü kısıtlamak için değil, özgürlüğüne kavuşturmak için kaçmasını sağlamaktadır. Bu olgu, suçun manevi unsurunda bir değişklik meydana getirmemekte, yani suçu özel kastla işlenebilen bir suç haline getirmemekte ve fakat suçun düzenleniş amaç ve kanuni tipine göre kanuni tanımda kullanılan “kaçmasını sağlama” ifadesinin kaçarak özgürlüğüne kavuşmasını sağlamak olarak anlamak ve uygulamak gerekliliğini ifade etmektedir. Bu açıklamalar karşısında bu suçun ancak TCK.nun 292. maddesindeki suçların faillerinin kaçmasıyla tamamlanacağı, madde içeriğinde, karar başlığında kullanılan “imkan sağlamak” değil, “kaçmasını sağlamak” kavramının esas alındığı anlaşılmaktadır. Nitekim, maddenin gerekçesine göre de; “aslında bu fiiller, gözaltına alınan, tutuklunun veya hükümlünün kaçması suçlarına iştirak niteliği taşımaktadır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, bunların bağımsız suç olarak tanımlanması gereği duyulmuştur.”
TCK.nun 283/1. maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçu, “suç işleyen bir kişiye, araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlamakla” işlenmektedir. Dikkat edilirse bu madde de hükümlünün kaçmasından değil “hükmün infazından kurtulmasından” söz edilmektedir. Maddenin gerekçesinde “…hükümlü kişinin mahkum olduğu cezanın veya tedbirin infazının engellenmesi…” ifadesine yer verilmiştir.
Suçun hareket öğesi “imkan sağlama”dır. Serbest hareketli bir suç olup, imkan sağlama sayılabilecek herhangi bir davranışla işlenebilir. İmkan sağlayıcı fiiller, somut olayın özelliğine göre çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Ancak bu fiiller, bir suçtan hapis cezası kesinleşen fakat henüz infaz işlemleri başlatılmamış olan (yani özgürlüğü kısıtlanmamış) bir kimsenin kaçmasına yönelik olmalıdır. Aksi halde, eylem TCK.nun 294/2. maddesinde düzenlenen kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturacaktır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde, bir hükmün infazı amacıyla hakkında yakalama emri bulunan …’ü yakalamak için işyerine gelen görevlilerle tartışarak ve onları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak …’ün yakalanmadan olay yerinden kaçmasını sağlayan sanıkların eylemlerinin TCK.nun 283/1. maddesinde düzenlenen “suçluyu kayırma” ve TCK.nun 86/2,3…c. maddesinde düzenlenen kamu görevlilerini yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri uyarınca oybirliğiyle BOZULMASINA,
3- Sanık … hakkında “Kaçmaya imkan sağlama” suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
26.07.2010 tarihli olay tutanağı ile şikayetçi polis memurları Battalgazi Odabaşı ve …’ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/938 esas, 2003/1367 karar sayılı dosyasında kesinleşmiş dört yıl hapis cezası olan ve hakkında yakalama emri düzenlenen … isimli kişinin … sayılı yerdeki ayakkabıcı mağazasında bulunduğunun öğrenilmesi üzerine kolluk güçlerince anılan iş yerine gidildiği, ancak sanıklar … ve …’ün müdahalesi üzerine …’ün kaçtığı, polis memuru … tarafından takip edildiği ve yakalanamadığı, iş yeri komşusu olan ve şahsın kaçmasından sonra olay yerine geldiği anlaşılan sanığın, hakkında yakalama emri bulunan… isimli kişinin kaçmasını ve infazdan kurtulmasını sağlayan bir eyleminin bulunmaması nedeniyle beraati yerine hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.