Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/6664 E. 2018/14389 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6664
KARAR NO : 2018/14389
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar …, … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık …’nın temyiz dilekçesi ekinde fotokopisini sunduğu … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 29/03/2013 tarihli Özürlü Sağlık Heyet Raporunda, sanığın zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluk yönünden özür oranının %40 olarak belirtildiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçları işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, dosyadaki özürlü sağlık kurulu raporu sureti de eklenerek Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, sanık …’nın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık …’in soruşturma aşamasında alınan 05/03/2012 tarihli savunmasında, 26/02/2012 tarihinden önce 15/02/2012 tarihinde sanık … ile birlikte katılana ait eski akaryakıt istasyonundan traktör kabinini aldıklarını beyan ettiği ve sanık …’nın kullandığı tespit edilen cep telefonunun 26/02/2012 tarihinden önceki günlerde de Kırıkkale ilinden sinyal verdiği tespit edilmişse de, sanık …’nın aşamalardaki savunmalarında 26/02/2012 tarihli olaya ilişkin beyanlarının bulunup, aynı yerden 15/02/2012 tarihinde traktör kabininin çalınması olayına ilişkin ise açık ve net beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık …’dan katılana ait eski akaryakıt istasyonundan 26/02/2012 gününden önceki tarihlerde sanık … ile birlikte traktör kabini veya başkaca eşya alıp almadıklarının sorulup, tüm dosya kapsamındaki deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre sanık … hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dosya kapsamına göre 5-6 yıldır faal olmayan, boş ve atıl haldeki katılana ait eski akaryakıt istasyonundan atılı suçların işlendiğinin anlaşılması karşısında, olay tarihinde herhangi bir ticari faaliyette bulunulmayan suça konu yerin iş yeri olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla atılı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması,
4- Sanıkların, boş ve atıl haldeki katılana ait akaryakıt istasyonunun kapı ve pencerelerini, yıkama ve yağlama liflerini, dışarıda bulunan akaryakıt pompalarını ve istasyonun aliminyum tavan ve krom kaplamalarını sökerek çaldıkları eylemlerinde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi,
5- Sanık …’in soruşturma aşamasında, katılana ait eski akaryakıt istasyonundan çaldığı traktör kabinini kendiliğinden kolluk görevlilerine teslim ederek katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılandan, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık … hakkında hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.