Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/27659 E. 2015/16562 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27659
KARAR NO : 2015/16562
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet Eşyası Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından yoksulluk nafakası, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise reddi hakim talebinin reddi, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve ziynet eşyası taleplerinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.09.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı … ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı … vekili Av. … geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece davalı-davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de, toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı-davacı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin önceki evliliğinden olan kızına kötü davrandığı, eşini kurumuna asılsız iddialarla şikayet ederek soruşturma geçirmesine sebep olduğu, buna karşılık davacı-davalı erkeğinde , kapının kilidini değiştirmek suretiyle eşini eve almadığı, eşinin eşyalarını poşete doldurup gönderdiği, eşine hakaret etmekten mahkum olduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyleyken kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece müşterek çocukların velayeti davacı-davalı babaya verilmiş ise de, toplanan delillerden, çocukların halen annelerinin yanında kaldığı, anneden kaynaklanan çocuklara yönelik bir tehlikenin varlığının ispat edilemediği, davalı- davacı kadının ablası yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, uzman raporunda da velayetlerin anneye verilmesinin çocukların yararına olacağı yönünden görüş bildirildiği, uzman raporunun aksine dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında çocukların velayetlerinin anneye verilmesi gerekirken, yazılı şekilde babaya bırakılması doğru değildir.
4- Davalı-davacı kadın, ziynet alacağına yönelik iddiasını gösterdiği delillerle kanıtlayamamıştır. Ancak, kadın yemin deliline dayandığı halde, kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Kadına ziynet eşyası alacağına ilişkin olarak yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatıralak, HMK’nun 225. ve devamı maddelerindeki usul işlemleri yerine getirilip, sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, 1100.00 TL. vekalet ücretinin davalı-davacıdan alınıp duruşmaya gelen davacı-davalıya verilmesine temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.09.2015 (Salı)