Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/25041 E. 2015/20753 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25041
KARAR NO : 2015/20753
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ : 7. Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının ihtalatçısı olduğu Blackberry 9900 cep telefonunu 21/02/2012 tarihinde dava dışı firmadan satın aldığını, garanti süresi içinde arızalanması nedeniyle 10/12/2012 tarihinde arıza bildirim formu ile davalı firmaya ait servise teslim ettiğini, 20 gün içinde arızanın giderilerek telefonun teslim edilmesi gerekirken 4 ay süre ile telefonu alamadığını, 20/04/2013 tarihinde cihazın teslimi için taahhütlü mektupla ihtar gönderdiğini ancak sonuç alamadığını ileri sürerek 2.400,00-TL fatura bedeli ile 500,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 4077 sayılı Yasaya göre tercih hakkını onarımdan yana kullandığı gerekçesiyle fatura bedeli isteminin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4077 sayılı TKHK’nun 13/3 maddesinde; ”Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 4077 sayılı TKHK’nun 4/2 maddesine göre, “…. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”
Bu düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, eldeki dava ile azami tamir süresinin aşılması nedeniyle cep telefonunun satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davacının 21/02/2012 tarihinde satın aldığı cihazın 10/12/12 tarihinde cihaz arıza bildirim formu ile yetkili servise teslim edildiği, 29/03/2013 tarihinde yapılan sorgulamada cihazın değişim için halen serviste bekletilmekte olduğu ve 4077 sayılı TKHK’nun 13/3 maddesinde ve bu madde kapsamında çıkartılan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4/a maddesinde düzenlenen 20 günlük azami tamir süresi içinde davacıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının seçimlik haklarından ücretsiz onarımı talep ettiği ve hakkını bundan yana kullandığı, cihazın yeni cihaz ile değişimi için serviste bekletildiği, bekleme süresinin yeni telefon tedarikinden kaynaklandığı, telefonun değiştirilmesi ile tüketicinin lehine bir uygulamanın onarım talebi dışında zaten yerine getirildiği, artık yasal mevzuata göre tüketicinin yeni bir seçimlik hakkı kullanmasının mümkün olmadığı ve bunun da MK 2. hükümleri ile uyuşmayacağı gerekçesi ile fatura bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, Yönetmelikte belirtilen tamir süresinin aşıldığı sabit olup, bu durumda davacı yasada düzenlenen diğer seçimlik haklarından istediğini kullanabilir. Bu talebi reddedilemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Davacı da sözleşmeden dönerek satış bedelini istemektedir. Bu durumda cihaz değişiminin de davacının lehine olduğu gerekçesiyle tüketiciyi değişim seçimlik hakkını kullanmaya ve tedarikçinin cihazı temin etmesini beklemeye zorlamak mümkün değildir. Hal böyle olunca dava konusu cep telefonunun satış bedelinin davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 18.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.