Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/943 E. 2018/12373 K. 26.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/943
KARAR NO : 2018/12373
KARAR TARİHİ : 26.11.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Tazminat İsteminin Kabulü

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- İİK’nın 338. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
İİK’nın 89. maddesine göre gönderilecek haciz ihbarnamesi ile müstakbel alacakların haczinin mümkün olmaması karşısında, 1. haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla sanığın borçlu şirkete kesinleşmiş ve muaccel borcu olup olmadığının tespiti için borçlu ile sanık arasında bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının; borçlu şirket defter ve belgeleri ile kira sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için yazılılık şartı bulunmaması karşısında banka hesapları üzerinde kira bedeli olduğu anlaşılabilecek ödemeler olup olmadığı araştırılıp varsa; şikayete dayanak olan icra takip dosyasında sanığa gönderilen 1. haciz ihbarnamesinin hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilip tespit edilememesi halinde ise ihbarnameye itiraz dilekçesinde ihbarnamenin 19/10/2015 tarihinde öğrenildiği belirtilmiş olduğundan bu tarih itibarıyla kesinleşmiş ve muaccel kira borcu bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de,
1- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 338. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,
B) Tazminat talebinin kabulüne yönelik hükmün incelemesinde,
İİK’nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin, İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında harcı tamamlattırıldıktan sonra, İİK’nın 338. maddesine aykırılık suçuna ilişkin bozma sebepleri de dikkate alınarak, davalının 1. haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte takip borçlusuna kira borcu bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ihbarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla durumu tespit etmeyen yalnızca yıllık rayiç kira bedelini belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak gerekçesiz olarak hüküm kurulması
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.