Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/28953 E. 2015/21049 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28953
KARAR NO : 2015/21049
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile yapılan Profesyonel futbolcu sözleşmesine göre davalıdan 591.171 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 120.000 TL’nin vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmeye göre davacının toplam alacağının 591.171 TL olduğunu, yapılan ödemeler ile kalan alacağının ise 91.371 TL olduğunu, davacı tarafından temerrüde düşürülmedikleri için faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 119.171 TL alacağın vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında ödenmeyen hizmet bedelinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile, 119.171 TL alacağın vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Borçlar Kanunun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı tarafından dava tarihinden önce davalıya yapılmış bir ihtar bulunduğu iddia ve ispat edilememiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur. Mahkemece davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent gereğince temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 1. bendinde yer alan “alacağın vade tarihlerinden itibaren” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine “alacağın dava tarihi olan 31.07.2013 tarihinden itibaren” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 2.035,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.