YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17038
KARAR NO : 2011/18184
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olup davalı kooperatifin hukuki danışmanlığını yapmak ve davalarını takip etmek için 29.8.2006 tarihli ve 1 yıl süreli sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, kendisine aylık ücret ödendiğini, takip ettiği davalardan dolayı karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin kendisine ait olduğunu, davalı kooperatif aleyhine dava dışı şirket tarafından … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/394 E.sayılı dava açılması üzerine davalı kooperatif yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonunda bu davayı 300.00 TL karşılığında takip etmesinin kararlaştırıldığını, bu bağlamda 2007/394 sayılı davada gerekli işlemleri yaptığını, ancak davalının 26.11.2007 tarihli yazıyla sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, takip ettiği davadan dolayı tarife üzerinden ücrete hak kazandığı gibi karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin de kendisine ait olduğunu ileri sürerek 2007/394 sayılı davadaki müddeabih değerinden alacağına mahsuben fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, kendilerinin hukuki danışmanlığını yapması ve kendisine tevdii olunan dava ve işleri takip etmesi için davacı ile sözleşme yapıldığını, bu işler karşılığında davacıya aylık maktu ücret ödendiğini, 2007/394 sayılı davayıda aylık ücret kapsamında takip etmesi gerektiğini, anılan davayı sözleşmede kararlaştırılan ücret dışında başka bir ücretle takip edeceğine dair bir kararlaştırmanın bulunmadığını, davacı ile yapılan sözleşmenin, sözleşmeye
2011/17038-18184
uygun bir şekilde feshedildiğini ve aylık ücret borçlarını da ödeyeceklerini de ihtarla davacıya bildirdiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin belli bir zamanı kapsadığı, bu zaman zarfında davacıya aylık ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacıya sözleşme dışında ayrıca bir ücret ödenmesi gerektiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında akdedilen 29.8.2006 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde, sözleşmenin bir yıl süreli olduğu, sözleşme süresinin sona erme tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin ihbar edilmemesi takdirde aynı koşullarla bir yıl daha uzamış sayılacağı, tarafların 15 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile tek taraflı olarak diledikleri tarihte herhangi bir nedene bağlı olmaksızın sözleşmeyi fesih hakkına sahip oldukları “hükme” bağlanmıştır. Davalının 26.11.2007 tarihli yazısı ile sözleşmeyi fesh ettiği ve sözleşmenin az yukarıda açıklanan hükmü uyarınca bu feshin sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmakta olup, davacı hukuki danışmanlık ile kendisine tevdi edilen dava ve icra takiplerini aylık ücret karşılığında takip etmeyi kabul ettiği ve 2007/394 sayılı davayıda bu sözleşme dışında kararlaştırılan bir bedelle takip etmesinin kararlaştırıldığını ispat edemediği için davalı kooperatiften sözleşme dışında akdi ücret istemesi olanaklı değildir. Esasen mahkemenin kabulüde bu yönde olup; mahkemenin bu kabulü sözmleşmeye uygundur. Ne var ki, sözleşmenin 5.maddesinde “yargı merciilerinde görülen veya görülecek davalar ile icra işlerinde yargı merciileri ve icra müdürlükleri tarafından müvekkiller lehine hükmedilecek avukatlık ücretlerinin davacıya ait olacağı ve bunun aylık ücret dışında bulunduğu” kararlaştırılmıştır. Bu durumda davacının bir süre takip ettiği 2007/394 sayılı davadan dolayı karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretini isteyebileceği kural olarak kabul edilmelidir. Ancak davalı kooperatif fesih hakkını sözleşmeye uygun olarak kullandığı içinde davacı ancak fesih tarihine kadar (26.11.2007 tarihine kadar) 2007/394 sayılı dosyada sarfettiği emek ve mesaisine göre takdir edilecek karşı yan vekalet ücretinden bir miktarı isteyebilir. Hemen belirtmek gerekirki davacı taraf, karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinden emek ve
2011/17038-18184
mesaisine uygun olarak ücreti isteyebilecek ise de bunu ancak bu alacağının muaccel hale gelmesi halinde isteyebilir. 2007/394 sayılı dava halen devam ettiği içinde davacının bu husustaki alacağının muaccel olmadığı sabittir. Mahkemece, davacının fesih tarihine kadar tekip ettiği 2007/394 sayılı davada karşı yan aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinden, sarfettiği emek ve mesaisine karşılık, ileride muaccel hale gelmesi halinde takdir edilecek ücreti isteyebileceği kabul edilerek bu yönde karar verilmesi gerekirken, davacının ileride muaccel hale gelmesi ihtimali bulunan bu ücretten dahi talepte bulunmasını engelleyecek bu hususta kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.