YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5338
KARAR NO : 2013/12401
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile …….. … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … …….. 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 25.12.2012 gün ve 562/1922 sayılı hükmün …….. yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……..ya tabi olduğu anlaşılmış ve …….. için 17.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …….. günü temyiz eden davacı … vekili Avukat … ve karşı taraftan davalı …….. … vekili Avukat … geldiler. ……..ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……..ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, …….. ile birlikte açtığı 02.10.2001 tarihli dava dilekçesinde …….. parça olarak ada parsel numaraları ile bildirdiği davalının bilinen malvarlığına davacının maddi ve manevi katkıları olduğunu, bu taşınmazların alımında davacının maaşlarının ve davacı adına kayıtlı daireden elde edilen kira gelirinin kullanıldığını açıklayarak ……..6’da bulunan ve tapuda 1649 ada 7 parsel numarası ile davalı … adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına maddi ayni tazminat karşılığı tesciline, bunun mümkün olmaması halinde aynı değerde nakdi maddi tazminatın takdirine karar verilmesini istemiş, maktu harç yatırarak açtığı davada 100.000 TL miktarlı isteğine ilişkin peşin harcı …….. talebinden tefrik edilerek ayrı esas numarasına kaydedildikten sonra 22.07.2005 tarihinde tamamlamıştır.
Davalı … vekili, davalının Maltepe’deki evi gerek şirketine gerek arkadaşına borçlanarak kendi gelirleri ile aldığını, davacının bir katkısı olmadığını, aralarında geçimsizlik olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu … ili …….. Mahallesi 1649 ada 7 parselde 8 numaralı bağımsız bölüm olarak tapuda davalı adına kayıtlı olan ve evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz nedeniyle 26.250 TL katkı payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 19.10.1983 tarihinde evlenmişler, 02.10.2001 tarihinde açılan …….. davasının kabulü ve hükmün 17.04.2009 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Taraflar arasında, evlendikleri 11.04.1980 tarihinden …….. davasının açıldığı 02.10.2001 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Taraflar arasındaki mal rejimi …….. davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.
Davacı taraf, …….. isteği ile birlikte açtığı davada, 02.10.2001 tarihli dava dilekçesinde katkı iddiasında bulunmuş, gerek dava gerek sonuç ve istem bölümünde 1649 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptal ve tescilini, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuş, Mahkemece, bu taşınmazın dava konusu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının açıkça davalı adına evlilik birliği içinde alınan ve davacının katkıda bulunduğunu iddia ettiği taşınmazları davalının bilinen malvarlığı şeklinde ada parsel numaraları ile açıkladığı, diğer yandan gerek dava gerekse sonuç ve istem bölümündeki talebinde tapu iptali ve tescil isteğinin maddi ayni tazminat karşılığı olduğu, aksi takdirde de aynı değerde nakdi maddi tazminatın istendiği görülmektedir. Davacı vekili 12.04.2004 tarihli açıklamaları da içeren delil listesini sunduğu dilekçesinde dava konusu yaptığını bildirdiği taşınmazları yeniden tekrarla bu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının getirtilmesini istemiştir. Diğer yandan davacının dava konusu ettiği 1649 ada 7 parseldeki 8 numaralı ……..le birlikte, 2799 ada 7 parselde 8 ve 2799 ada 270 parselde 28 numaralı daireler ile … köyünde 11.04.1993 tarihinde edinildiği anlaşılan gecekondu niteliğindeki taşınmazın Mahkeme tarafından katkı payı hesabına esas olmak üzere piyasa sürüm değerlerinin belirlenmesi için üç kişilik uzman bilirkişilerden rapor alındığı, davalı vekilinin 04.07.2012 tarihli dilekçesinde rapora itirazlarını bildirdiği ancak taşınmazlarla ilgili değer belirlenmesine bir itirazı olmadığı, itirazının, bu taşınmazların ortak çalışma ile değil davalının çalışması ile edinildiğine yönelik olduğu görülmektedir. Daha sonra davalı vekili 18.09.2012 tarihli dilekçe ile davanın sadece 8 numaralı ……..e yönelik olduğunu iddia etmiş, davacı vekili ise, dava dilekçesindeki açıklamalardan bahisle davalı adına kayıtlı …….. parça taşınmazın da dava konusu olduğunu bildirmiştir. Bu açıklamalar karşısında dava dilekçesi ile açıklama ve delilleri içeren 12.04.2004 tarihli davacı vekilinin dilekçesi, dosya kapsamı karşısında sadece 1649 ada 7 parseldeki 8 numaralı ……..in değil, bu taşınmazla beraber 2799 ada 7 parselde 8 ve 2799 ada 270 parselde 28 numaralı daireler ile … köyünde 11.04.1993 tarihinde edinildiği anlaşılan gecekondu niteliğindeki taşınmazın da katkı payı alacağı davasına konu edildiklerinin kabulü gerekir. Mahkemece, bu taşınmazların dava konusu edildiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde bir tek taşınmazla ilgili hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Dava dilekçesi ve yargılamanın devamında davadaki talebin 100.000 TL’ye yönelik olduğu, bu miktar üzerinden harcın tamamlandığı açık ise de, Mahkemece, davacı tarafa süre ve imkan verilerek …….. parça oldukları anlaşılan dava konusu taşınmazlardan hangi taşınmaz için ne miktar katkı payı alacağı isteğinde bulunulduğu açıklattırılmamış, davacının talebi somutlaştırılmamıştır. (HMK.m.194). Öncelikle, dava konusu taşınmaz mallar bakımından dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin kalem kalem açıklattırılması, hangi uyuşmazlık konusu mal bakımından ne kadar istenildiğinin Lira olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu husus yani dava dilekçenin açıklattırılarak talebin somutlaştırılması 6100 sayılı HMK.nun 31, 33, 147, 169 ve 194/1.maddelerinin (HUMK. m.75/2, 76, 213/1, 230) gereğidir. Mahkemece, bu husus da gözden kaçırılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’ nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay ……..sının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalıdan alınarak Yargıtay ……..sında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.