Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/232 E. 2018/5901 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/232
KARAR NO : 2018/5901
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin davacıdan mal aldığını ve malların davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin eski çalışanı … ile davacı şirketin aralarında anlaşmak suretiyle davalı şirketi zarara uğratacak şekilde işlem yaptıklarının tespit edildiğini, takip ve dava konusu faturaların davalının muhasebe kayıtlarında yer almadığını ve davalının böyle bir borcu olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin davalı adına düzenlediği ve davalı tarafından iade edilen faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davacı tarafından bu fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ve davacının alacağının bulunduğunun ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ticarî ilişki bulunduğu, ancak tarafların ticarî defterleri arasında uyum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan mal satış faturalarında gösterilen malların davalıya tesliminin ispat külfeti davacıya aittir.
Davacının mal satış faturalarındaki malların teslimine ilişkin irsaliyelerde malları teslim alan kişilerin davalının çalışanı oldukları ancak davalıyı zarara sokmak için mal teslim almadan irsaliyeleri imzaladıkları davalı tarafından beyan edilmiştir. Davalının bu kişiler aleyhinde yaptıkları şikâyet üzerine … 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/63 Esasına kayıtlı bir dava olduğu da anlaşılmaktadır. Mahkemece bu ceza davasındaki iddianame getirtilip davalının kendi çalışanları ile birlikte davacı yetkili ve çalışanlarını da şikâyet edip etmediği üzerinde durulmalı, davacı yetkili ve çalışanları hakkında da dava açılmış ise bu ceza davasının sonucu beklenmelidir. Aksi halde davacının irsaliyedeki malları davalıya teslim ettiğinin kabul edilip dosyadaki tüm delillere dayalı bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.