Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12715 E. 2011/18161 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12715
KARAR NO : 2011/18161
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 10.10.2000 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile, ……. 3 parsel üzerinde yapılacak olan taşınmazın (7) no’lu dairesini davalı arsa sahibinden satın aldığını, 14.000 Dolar karşılığı 8.600,00 TL ödediğini, satış konusu dairenin, sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren 33 ay içinde teslim edileceğinin, aksi halde her geçen ay için emsal kira bedeli ödeneceğinin, ayrıca her ne sebeple olursa olsun bu tarihte kati ferağ verilmediği takdirde, dairenin rayiç değeri kadar da ceza ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 33 aylık sürenin 10.7.2003 tarihinde dolmasına rağmen, dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya … olduğu 8.600,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, gecikilen her ay için, faiziyle birlikte kira bedeli karşılığı olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin ve cezai şart alacağı olarak da şimdilik 500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 19.3.2009 tarihli “dava dilekçesinin açıklanmasına” ilişkin dilekçe ile de, sözleşmeden dönmediğini, bu nedenle de davadaki talebinin sadece cezai şart ve kira kaybı alacağı olduğunu açıklamıştır.
Davalı, dava dışı müteahhitin edimini yerine getirmediğini, bu nedenle dairenin süresinde teslim edilmemesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
2011/12715-18161
Mahkemece, “sözleşmede bağımsız bölümün ferağının, kat irtifakı kurulduktan sonra 20 gün içinde verilmesinin kararlaştırılmış olduğu, arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle kar irtifakının kurulamadığı, bu nedenle cezai şartın henüz muaccel olmadığı” belirtilerek, cezai şartla ilgili talebin reddine, kira kaybı ile ilgili talebin ise kabulüne, 30.12.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği kira kaybı bedelinin 12.650,00 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak, 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının, ödenen bedelin iadesi ile ilgili talebini ise atiye bıraktığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaad edilen dairenin, süresinde teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kira kaybı ve cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 10.10.2000 tarihli “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi”nin 2.sayfasında, “……kat irtifakının kurulduğu tarihten itibaren 20 gün içinde satın almayı vaad eden lehine kati ferağını vereceğimi, bu tarihte her ne sebep ve suretle olursa olsun kati ferağını vermediğim takdirde satın almayı vaad edenin, iş bu düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadini ilgili tapu dairesine ibrazla gayrimenkulü hükmen tescil talebinde bulunarak adına kayıt ve tescilini yaptırmasına rıza ve muvafakatimin bulunduğu gibi, kendisine taşınmazın o tarihteki değeri kadar şartı ceza ödeyeceğimi, ayrıca iş bu sözleşmenin tanzim ve tasdiki tarihinden itibaren 33 ay içerisinde söz konusu daireyi oturulur vaziyette noksansız olarak teslim edeceğimi, bu tarihte teslim etmediğim takdirde her geçen ay için dairenin bulunduğu semtteki normal bir dairenin kira bedeli kadar aylık kira bedelini satın almayı vaad ve taahhüt edene ödeyeceğimi….kabul ve ikrar ederim.” hükümleri mevcut olup, sözleşmede kararlaştırılan “taşınmazın değeri kadar ceza ödeneceğine” ilişkin hüküm, ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Davacı bu cezai şartla birlikte sözleşmede, gecikme nedeniyle her ay için ödenmesi kararlaştırmış olan, kira kaybı alacağının da tahsilini istemişse de, hem kira kaybı tazminatı, hem de gecikme cezası niteliğindeki cezai şart tazminatı birlikte talep edilemez. Zira, Borçlar Kanununun 159. maddesi gereğince, şart olunan ceza miktarından fazla zarara duçar olan alacaklı, borçlunun bir kusuru olduğunu ispat etmedikçe fazlasını isteyemez. Somut olayda, dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporlarına göre, cezai şart miktarının, kira kaybı alacağından açıkça daha fazla olduğu anlaşıldığından, davacının söz konusu bu iki alacaktan, miktarı daha yüksek olan cezai şart alacağını 2011/12715-18161
talep etmiş sayılacağı kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:1. Bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.