YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2197
KARAR NO : 2015/21214
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargılama aşamasında alınan ifadesinde; şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirten şikayetçi sanık …’ün, CMK’nın 260.maddesi uyarınca kurulan hükümleri temyiz etme ve kamu davasına katılma hakkının bulunmasına rağmen bu hususta bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; şikayetçi sanık …’ün, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 223/1. maddesi açık hükmü karşısında güvenlik tedbirleri hüküm niteliğinde olup şikayetçi sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde kesin miktardaki adli para cezası yanında TCK’nın 53. maddesinde yer alan ve hüküm niteliğinde olan güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiş olması nedeniyle hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Olay tarihinde şikayetçi sanıkların arasında, alacak verecek meselesi nedeniyle meydana gelen tartışma neticesinde çıkan kavgada; şikayetçi sanıkların birbirini yumruk vurmak suretiyle ve etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları; ayrıca şikayetçi sanık …’ın, şikayetçi sanık …’ün dükkanının camını görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde kırdığı, bu şekilde şikayetçi sanıkların üzerlerine atılı olan suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Şikayetçi sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, şikayetçi sanığın savunmalarına, tanık anlatımlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçi sanığın, üzerine atılı olan suçu işlediğine ilişkin katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayetçi sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA
2- Şikayetçi sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-Katılan Sanık … hakkında, hem şikayetçi sanık …’ı, hem de ölümü nedeniyle hakkında düşme kararı verilen şikayetçi sanık Mümin …’ı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama eyleminden kamu davası açıldığı ve hükmün gerekçesinde her iki şikayetçi sanığa yönelik kasten yaralama eyleminin sabit görüldüğü halde mağduru belirtilmeden tek suçtan hüküm kurularak hükümde karışıklık yaratılması,
2-İlk haksız hareketin hangi taraftan yapıldığının kesin olarak tespit edilememesi halinde sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekirken, mahkemece olayı kimin başlattığının anlaşılamadığı kabul edildiği halde her iki şikayetçi sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
3-Sanıklar haklarında hükmolunan adli para cezalarının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.