Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/14524 E. 2012/2039 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14524
KARAR NO : 2012/2039
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 19/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 21,15 TL’sinin davacıya, 594,00 TL’sinin de davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harçların bundan mahsubuna 14/02/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu köşe yazısında, yayın tarihini içine alan dönemde, adı sıkça gündeme gelen davacının geçen 10 yıldaki yükselişi irdelenmiş; ayrıca kamuoyunda sabancı suikastı olarak bilinen cinayetin tutuklu sanığı …’la ceza ve tutukevinde röpörtaj için Adalet Bakanının izin vermesine rağmen o dönemde Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü olan davacının görüşmeyi engellediği belirtilmiştir.
Davacı, daha sonraki dönemde görüşmeyi kendisinin engellediğini basın toplantısıyla doğrulandığına göre yazıda belirtilen açıklamalar görünür gerçekliğe uygundur.
Gazetenin ve köşe yazarlarının bir görevi de, toplumda dikkat çekici, ironi oluşturan süreçleri ve olayları kamuoyu bilgisine sunmak, tartışılmasını sağlamaktır. Hiç şüphesiz bunda kamu yararı vardır. Ele alınan konular ve davacının yayın tarihinde gündeme sık gelişi nazara alındığında güncellik unsuru da gerçekleşmiştir.
Yazının içeriğinde, davacının kişilik haklarını ihlal edici, haksız fiil teşkil edecek, hakaret, iftira, tehdit veya küfür içerikli ifade de yoktur.
Taraflar arasında daha önce görülen ve davalı …’ın tazminata mahkum edildiği … 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2000/96-K:2000/614 sayılı ilamı da, dava konusu yazılar farklı olduğundan kesin hüküm teşkil etmez.
Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 14/02/2012