Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/1425 E. 2014/3201 K. 19.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1425
KARAR NO : 2014/3201
KARAR TARİHİ : 19.02.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin borçlusu olduğu icra takibine konu 4 adet bono bedelini dava dışı … Ecza deposunun borçlusu olduğu icra takibinde müvekkiline tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesi uyarınca 22.09.2008 tarihinde toplam 43.925,83 TL. olarak ödediğini, iş bu bono bedelleri ödendiği halde ve müvekkilinin davalı bankaya ve dava dışı … Ecza Deposuna borçlu olmadığı halde başlatılan mükerrer takipte 4 adet bono bedeli toplam 22.909,00 TL’yi 06.07.2009 tarihinde ödediğini ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, tahsil edilen 22.909,00 TL.nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından icra takip dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre dolmuş olduğundan İİK’nın 72. maddesi gereği davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; somut olayda davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme tarihinin 07.07.2009 tarihi olduğu, dava 06.10.2011 tarihinde açılmış olup yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacı tarafça mükerrer ödeme yapıldığının daha sonra farkedildiği bildirilmiş ise de davacının ilk olarak ödeme yaptığı … 8.İcra Müdürlüğü’nün dosyasına haciz ihbarnamesi tebliği üzerine gönderdiği dilekçesinde açıkça dava konusu 4 adet senedi de belirttiği ve bu senetleri vadelerinde olmak üzere en son 22.09.2008 tarihinde ödediği, bu kez aynı senetlerle ilgili davalı tarafından yapılan takip dosyasına da 07.07.2009 tarihinde ödeme yaptığı aynı senetlerle ilgili ödeme yaptığını bilmemesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddi gerektiği, kaldı ki bir an hak düşürücü sürenin geçmediği düşünülse dahi davalı senetleri ciro yolu ile elinde bulunduran yetkili hamil olup o tarihte yürürlükte bulunan TTK.nun 690.maddesi yollamasıyla 598 ve 599.maddeleri uyarınca davacı lehdara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri iyiniyetli hamile karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine davacı 4 adet senede bağlı borcunu senet kendisine ibraz edilmeksizin ilk icra dosyasına ödemesi gerekmediği halde ödemiş olup bu yönüyle dahi davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.