YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3112
KARAR NO : 2019/126
KARAR TARİHİ : 16.01.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları …’ın adına kayıtlı 932 ada 2 parsel sayılı taşınmazının 1/2 payını 26/11/1992 tarihinde, kalan 1/2 payını ise 13/12/1994 tarihinde satış suretiyle ikinci eşi davalı adına temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, satış işleminin gerçek olup bedel karşılığı yapılmış olduğunu, evlilik öncesi ve sonrası elde ettiği tüm birikimini ve gelirini eşine ve evine harcadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil ilişkin olup, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların paylarına isabet eden değer olduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava konusu 932 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibari ile keşfen belirlenen değeri 67.316.02 TL olup, davacıların toplam 24/32 miras payına isabet eden değerin 50.487.01 olduğu, bu değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi, öte yandan dava dilekçesinde davanın 20.000 TL değer gösterilmek sureti ile açıldığı ve yargılama sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmali yapılmadığı gözetilerek dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün 3.bendinde yer alan “7.755,00.TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, “2.400.00.TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün 4.bendinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine 4.bent olarak “Alınması gereken 3.448.76 TL karar ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3107.21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.