Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4437 E. 2019/375 K. 24.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4437
KARAR NO : 2019/375
KARAR TARİHİ : 24.01.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar … İnş. Ahşap. San. ve Org. Ltd. Şti. vekili, asiller … ve … tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tapu iptali ve tescil, bu talep kabul edilmediği takdirde uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalılar … İnşaat Ahşap Sanayi ve Organizasyon Ltd. Şti., … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı yüklenici şirket ile vekalet görevini kötüye kullandığı kanıtlanamayan davalı vekili … hakkındaki davaların reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar … İnşaat Ahşap Sanayi ve Organizasyon Ltd. Şti. ile … ve …’ın tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … ilçesi … Mahallesi 61536 ada 12 parselde kayıtlı arsanın 217/2845 hissesinin sahibi olduğunu, davacı ve diğer davalı hissedarların anılan gayrimenkul üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmesi için kendi aralarında görüşerek anlaştıklarını ve 03.03.2011 tarihli vekaletname ile davalılar …, … ve …’ı vekil tayin ettiklerini, bu vekâletnameye istinaden mal sahipleri adına hareket eden davalı vekilleri davalı … İnşaat Ahşap Sanayi ve Organizasyon Ltd. Şti. ile … 58. Noterliği’nde 03.03.2011 tarih ve … yevmiye sayılı
düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini sözleşmenin 6. maddesinde “Yüklenici tarafından yapılacak inşaatta %45 mal sahiplerinin, %55 müteahhidin olacağının, proje hazırlandığı zaman kat irtifakının kurulmasına esas şekilde taraflar karşılıklı sıralı seçim esası ile dairelerini belirleyecekleri ve zabıt altına alınacağının, talep veya ihtiyaç halinde taraflar arasında daire değişimi karşılıklı rızaen yapılabileceği ve paylaşımda doğan küsurat daireler müşterek mülkiyet olarak değerlendirileceğinin kararlaştırıldığını, imar mevzuat değişiklerinden veya kottan doğabilecek kazanımlarda aynı oranda paylaşılacaktır.” düzenlemesine de yer verildiğini, davacının bu düzenleme gereğince seçim hakkını 7. Kat 20 nolu bağımsız bölüm yönünde kullandığını, yüklenici ve davacı adına hareket eden vekillerin davacının kalan hissesinin paylaşımda doğan küsurat dairelerden verileceğini bildirdiklerini, ancak paylaşım sonucunda davacı hissesine 20 nolu bağımsız bölüm dışında başkaca bir daire verilmediğini, paydaşların pay oranları ve buna karşılık teslim aldıkları bağımsız bölümler gözetildiğinde davacının 217 hissesine karşılık sadece bir daire isabet etmesinin mümkün olmadığını, davalılardan …, … ve …’ın vekâlet görevlerini kötüye kullandıklarını belirterek davacının uğradığı zarar nedeniyle 40 nolu dairenin tapu kaydının iptâli ile davacı adına hissesi oranında tescili, bu talepleri kabul edilmediği takdirde uğradıkları zararın tahsilini istemiştir.
Davacı yüklenici şirket vekili, cevap dilekçesinde; sözleşmenin yapıldığı esnada davacının arsada 171 m2 pay sahibi olduğunu, bu payın 122 m2 sine karşılık 20 nolu daireyi aldığını, artan 49 m2 arsa payı karşılığını ise arsa payı az olup arsa payının değerinin üzerinde kıymeti olan daire alan diğer arsa ortaklarından 45.911,00 TL para olarak alacağını, davacının sonradan belediyeden satın aldığı 46 m2 pay için ise 17.250,00 TL belediyeye ödeme yaptığını, bu hesapla davacının arsa payı az olup arsa payının değerinin üzerinde kıymeti olan daire almış olan diğer arsa ortaklarından 45.911+17.250=63.161,00 TL alacaklı olduğunu, davacının yüklenici şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağını savunmuş, bir kısım davalı arsa hissedarları ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; davacının belediyeden sonradan satın aldığı 46 m2 pay için diğer arsa sahiplerinin encümen kararı ile belirlenen satış bedelini davacıya ödemeyi teklif ettiklerini, ancak davacının bu hususu kabul etmediğini, sözleşme eki krokiye göre tarafların tümünün kabul ettiği paylaşımın yapıldığını, arsa ortaklarının mutabakata vararak arsa payı değerini m2 birimi olarak 941,00 TL belirlediklerini, davacının seçtiği 20 numaralı dairenin 122,21 m2 olduğunu, davacının 171 m2 arsa payından kalan (171-122,21=48,79 m2) yönünden 941,00 TL’den 48,79×941=45.911,00 TL’yi davacıya denkleştirme için ödemek istediklerinde davacının kötü niyetle ödemeyi almadığını belirterek davacının aldığı belediye hissesi için 17.250,00 TL alacağının ve ayrıca bunun dışında denkleştirme gereği 45.911,00 TL alacağı olmak üzere toplam 63.161,00 TL’nin davacı adına yatırılması için banka hesap numarasının bildirilmesine veya mahkemece belirlenecek tevdi yerine yatırılmasının bildirilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dosya kapsamından … Belediye Encümeni’nin 07.04.2011 tarih ve 389 sayılı kararı ile dava konusu 61536 ada 4 parseldeki 46m2 Belediye hissesinin 17.250,00 TL bedelle davacıya satılmasına karar verildiği ve 21.04.2011 tarihinde de davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamı ve davacı yüklenici ile diğer arsa sahiplerinin beyan dilekçelerinden davacının arsa payına göre kendisine eksik daire verildiği, taşınmazda yapılan paylaşıma göre davacıya paylı olarak dahi bağımsız bölüm verilmesinin mümkün olmadığı sabittir. Bu nedenle davacıya sözleşme uyarınca verilen 20 nolu bağımsız bölüm dışında, arsa
payına isabet eden ve teslim edilmeyen bağımsız bölüm ya da bağımsız bölüm hissesine göre isteyebileceği bedel konusunda 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine göre yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak, verdikleri cevap dilekçelerinde davacının satın aldığı belediye hissesi bedeli 17.250,00 TL ile davacının payına göre eksik verilen daire bedeli olarak 45.911,00 TL olmak üzere toplam 63.161,00 TL’yi ödemeyi kabul eden arsa sahipleri bakımından bu davalı arsa sahiplerinin arsa paylarına göre cevap dilekçelerinde kabul ettikleri miktardan az olmamak üzere davalı arsa sahiplerinin sorumlu oldukları miktarın bilirkişilere hesaplattırılarak davalıların sorumlu tutulması gerekir. Her ne kadar vekalet görevini kötüye kullandıkları kanıtlanamadığından davalılar vekilleri … ve … bilirkişilerce hesaplanacak bedelden sorumlu tutulamaz ise de, davalı … 09.01.2013 tarihli ve davalı … da 25.04.2013 tarihli cevap dilekçesinde diğer davalı arsa sahipleriyle birlikte toplam 63.161,00 TL’yi ödemeyi kabul ettiklerinden bu davalıların kabulü dikkate alınarak diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmaları gerekir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici şirket ile davalılar … ve …’ın tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar … İnş. Ahşap. San. ve Org. Ltd. Şti., … ve …’dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.