Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8702 E. 2011/20148 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8702
KARAR NO : 2011/20148
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki hizmetin ayıplı olmasından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılarla 12.8.2010 tarihinde devre tatil sözleşmesi imzaladığını, ancak tanıtımlarda belirtilen şartları taşımadığını anlayınca 16.8.2010 tarihinde cayma bildiriminde bulunduğunu ileri sürerek, yapılan sözleşmenin feshine, sözleşme nedeniyle … olduğu 9.684 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesin istemiştir.
Davalılar duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemişler, cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, erken açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılar arasında yapılan 12.8.2010 tarihli devre tatil sözleşmesinin 11. Maddesinde ” devre tatil sahibi sözleşmenin her iki tarafça imzalanmasından itibaren 10 gün içinde hiç bir sebep göstermeksizin cayma hakkını kullanarak sözleşmeden dönebilir” düzenlemesi getirilmiştir. Davacı, 16.8.2010 tarihli ihtarla cayma hakkını kullandığını davalılara bildirmiştir. Mahkemece, tesisin kullanım başlangıcının 31.12.2013 tarihi olması nedeni ile cayma hakkının da bu tarihten itibaren tecrübe ve muayene edilmesinden sonra başlayacağı bu nedenle davanın erken açıldığı gerekçesi reddedilmiştir. 4822 sayılı Yasa ile
değişik 4077 sayılı TKHK’nun 6/B maddesinde devre tatil sözleşmeleri düzenlenmiş olup, cayma hakkını kullanma süresi hizmetin verildiği tarihte başlar. Bu tarihe kadar sözleşme askıdadır. Ancak davacının sözleşmenin askı süresi içinde sözleşmeyle bağlı olacağının kabulü mümkün değildir. Sözleşmede öngörülen şekilde davacı süresinde cayma hakkını kullandığından sözleşmenin feshi ile davacının ödediği bedelin iadesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerledirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.