YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13060
KARAR NO : 2010/11954
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı 47.474.00 TL borçlu olmadığının tespitine,
Davalı-karşı davacı yersiz aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının davasının da kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı-karşı davacı … Kurumunun ve davacı-karşı davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı-karşı davalı …’e 23.10.2007-22.02.2008 tarihleri arasında ödenen 3.597.91 TL ile, 01.12.2001-01.01.2002 tarihleri arasında ödenen yaklaşık 300.00 TL’ nın davalı Kurumca talep edilen 40.562.00 TL’ dan mahsup edilerek, asıl alacaktan 36.474.00 TL ve işlemiş faizden 11.000.00 TL borçlu olmadığının tesbiti ile davalı-karşı davacı … Kurumunca, yersiz aylıkların tahsili için yapılan icra takibine davacı-karşı davalı …’in yaptığı itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile, davacının asıl alacaktan 3.870.13 TL ,faizden 591.86 TL borçlu olduğunun, asıl alacak 35.626.60 TL ve faizden 13.187.68 TL borçlu olmadığının tesbitine, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile,davalının İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2008/12237 sayılı takibe itirazının kısmen iptali ile, takibin 3.870.13 TL asıl alacak, 591.86 TL faiz alacağı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 30.11.2001 tarihinde işten ayrıldığını beyan ederek 30.11.2001 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurumca , davacıya 506 sayılı Yasaya tabi 5254 gün zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık süresi üzerinden 506 sayılı Yasa’nın geçici 81/A maddesince 01.12.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı,22.03.2008 tarihine kadar aylık ödendiği,davacının son çalıştığı işyerinden yapılan bildirimlere göre davacının işyerinden 31.12.2001 tarihi itibariyle ayrıldığı tesbit edilerek bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği,
01.12.2001-22.03.2008 tarihleri arasında yersiz ödenen 40.562.00 TL’nın davacı adına borç kaydedildiği,davacı 15.10.2007 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığını bildirerek yaşlılık aylığının durdurulmasını talep ettiği, bu çalışmasının 31.03.2008 tarihine kadar sürdüğü, davacının bu dönemde yaşlılık aylıklarını almaya devam ettiği,01.04.2008 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğu, davacıya 01.05.2008 tarihinde yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurumca 01.12.2001-22.03.2008 tarihleri arasında davacıya yapılan fuzuli ödeme tutarı 40.562.00 TL’ dan , davacının 01.05.2008-22.07.2008 arasında hak ettiği 2.546.78 TL mahsup edildikten sonra, kalan miktarın tahsili için İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2008/12237 sayılı takip dosyası ile, 13.08.2008 tarihinde 39.496.13 TL asıl ve 13.779.53 TL faiz olmak üzere 53.275.67 TL’nın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davacıya 25.08.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresi içinde 28.08.2008 tarihinde takibe kısmi itirazda bulunarak, 23.10.2007-22.08.2008 tarihleri arası ödenen 3.597.91 TL ve 01.12.2001-01.01.2002 tarihleri arasında ödenen 300.00 TL borcunu kabul ederek , bu miktarın 39.496.13 TL toplam borç miktarından mahsubu ile 35.598.22 TL asıl alacak ve faizine kısmen itiraz ettiği, takibin durduğu, davacının 01.12.2001- 31.12.2001,16.09.2004-30.04.2005 ,15.10.2007-31.03.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı-karşı davalı …’in 3.870.13 TL asıl alacak, 591.86 TL faiz olmak üzere borçlu olduğu, 35.626.60 TL asıl alacak, 13.187.68 TL faiz olmak üzere borçlu olmadığı anlaşılıyor ise de, itirazın iptali davası yönünden,…’in borca kısmi itirazda bulunarak 3.897.91 TL asıl borç ve faizini kabul ederek,bu borç miktarı haricindeki 35.598.22 TL asıl borç ve faizine itiraz ettiği,mahkemece takibin davacı …’in itirazında kabul ettiği borç miktarının altında 3.870.13 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmış olup,bu durumda itirazın iptali davasının reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, HUMK Madde 74 maddesi uyarınca “Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir” hükmü uyarınca Hakim tarafların talepleri ile bağlı olup fazlasına hükmedemez. Davacı … 11.000.00 TL faiz borcundan sorumlu olmadığının tesbitini talep etmesine rağmen Mahkemece talep aşılarak davacının 13.187.68 TL faiz borcundan sorumlu olmadığının tesbitine karar karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş,davacı …’nin faize ilişkin talep miktarını gözeterek, talebini aşmayacak şekilde hüküm kurmak ve itirazın iptali davasının reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.