Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13529 E. 2011/19639 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13529
KARAR NO : 2011/19639
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 12.07.2007 günü, sevk ve idaresindeki 34 VPB 56 plakalı aracı ile seyir halinde iken kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini,….1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/135 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte bilirkişi tarafından, araçta meydana gelen hasar nedeni ile 10.786,43 YTL zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu zararın aracın onarım masrafları, değer kaybı, kiralık araç ücretine ilişkin olduğunu belirterek meydana gelen zararın tespit masrafları ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının, ablasının kızı ile evli olduğunu, Mürefte’de manavlık yapan davacının olay günü …’dan dükkanına mal almak amacı ile yol arkadaşı olmak üzere birlikte gitmeyi teklif ettiğini, dönüşte davacının yorulduğunu söyleyerek aracı kullanmasını istediğini, bunun üzerine direksiyona geçtiğini, aracın sol ön tarafından bir ses gelmesi ile birlikte sola çeken aracın kontrolünün sağlanması istenirken şarampole devrildiğini, bir kusurunun bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 7,164,00- YTL’nin olay tarihi 12.07.2007’den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2009/15320 esas 2010/7482 karar sayılı kararı ile; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, talep aşılarak araca ilişkin olarak hasar ve değer kaybı bedelinin yanında davacının günlük 40 TL’ den 13 günlük kazanç kaybına da hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davacı lehine kiralık araç ücreti hesap edilerek davanın kısmen kabulü ile 7.054,00 TL’nin olay tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, kendisine ait araç ile davalının kaza yaptığını, araçta oluşan hasarın….1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/135 D.İş sayılı dosyasında ehil bilirkişi vasıtası ile tespitinin yapıldığını, toplam 10.786,43 YTL hasarın davalıdan tahsilini talep etmiş bilahare mahkemece talebi açıklattırılmakla talep edilen bedelin raporda belirtildiği gibi onarım bedeli, 2.el değer kaybı, kiralık araç ücretinden oluştuğunu beyan etmiş olmasına rağmen mahkemece talep aşılarak, araca ilişkin olarak hasar ve değer kaybı bedelinin yanında davacının günlük 40 TL’den 13 günlük kazanç kaybına da hükmedilmiştir. Hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2009/15320 esas 2010/7482 karar sayılı kararı ile;talep aşılarak araca ilişkin olarak hasar ve değer kaybı bedelinin yanında davacının günlük 40 TL’den 13 günlük kazanç kaybına da hükmedilmesinin usul ve yasaya aykın olduğu gerekçesiyle davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davacı lehine kiralık araç ücretine hükmetmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Bir başka ifadeyle, mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmasıyla, bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Somut olayda, davacı kiralık araç ücreti talep etmesine rağmen mahkemece kazanç kaybına hükmedilmiş ve davacı bu hususu temyiz etmemiştir. Dairemizce ise, talep ile bağlılık ilkesi gereği kazanç kaybına hükmedilmeyeceği gerekçesi ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmekle ilk hükümle ilgili konularda davalı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Daha açık bir anlatım ile, ilk hükmü temyiz etmeyen davacı yararına artık kiralık araç ücretine de hükmedilemez. Hal böyle olunca,bozma sonrası kiralık araç ücretine hükmedilemeyeceği halde mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.