YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16099
KARAR NO : 2010/11957
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumu aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken ölen eşinin sigortası üzerinden 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki 3 tam yıl sigorta primi ödeme koşulunu 619 Sayılı K.H.K. 5 yıla çıkarmış ise de, anılan bu K.H.K.’de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile yürürlükten kalkmıştır. Ne var ki, 4956 Sayılı Yasa’nın 21.maddesi ile 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli sigorta primi ödeme süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Yine aynı yasanın 57/b maddesinde bu değişikliğin 619 Sayılı K.H.K.’nin yürürlükten kalkma tarihi olan 08.08.2001 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir. Ancak, 1479 Sayılı Yasa’nın 4956 Sayılı Yasa ile değişik 41.maddesinin (a) bendinin yürürlüğe giriş maddesi olan 4956 Sayılı Yasa’nın 57/b maddesinin iptali için 11.03.2004 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin 24.06.2004 gün ve E:2004/18, K:2004/89 Sayılı Kararı ile 4956 Sayılı Yasa’nın 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının 4956 Sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Yasa’nın 4.maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın 57.maddesinin (a) benine “1479 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 19,” ibaresinden sonra gelmek üzere “21” ibaresi eklenmiş ve aynı Yasa’nın 5/b maddesi uyarınca 4.maddesinin 2.8.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Bu durumda 1479 sayılı Yasa’nın 41.maddesinde 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesiyle 24.7.2003 tarihinde yapılan değişiklikle 3 tam yıl prim ödeme koşulunu 5 tam yıla çıkaran düzenlemenin yürürlük tarihi 02.08.2003 olarak değiştirildiğinden ,bu tarihten sonra ölen sigortalıların hak sahipleri için 5 tam yıl sigorta primi ödeme koşulu aranacaktır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 32/2-a Maddesinde; “En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.” hükmü düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, aynı Mahkemenin 2008/351 Esas 2008/416 Karar sayılı kararıyla, davacının murisi olan eşinin, 01.07.1994-29.05.1997 tarihleri arasında 2926 Sayılı Yasa Kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği,davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Kaydının olmadığı,muris … ’ın 1929 doğumlu olup 29.05.1997 tarihinde öldüğü,askerlik yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi tarihler arasında askerlik yaptığının mahkemece araştırılmadığı,davacının tahsis talebinin dosyada bulunmadığı,prim borcu bulunup bulunmadığının incelenmediği, davacı murisinin 2926 sayılı Yasaya göre 01.07.1994-29.05.1997 tarihleri arasında 2 yıl 10 ay,28 gün sigortalı olduğu,yargılama sırasında 142 gün karşılığı askerlik süresi borçlanma bedelinin Kurum hesabına yatırıldığı, toplam 3 yıl 3 ay 20 gün sigortalı hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, ölüm aylığı şartlarından 3 yıl sigortalı olma koşulu gerçekleşmiş ise de, davacı murisinin kesinleşmiş Mahkeme kararıyla 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verilen döneme ilişkin prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, murisin prim borcu bulunup bulunmadığı araştırılmadan davacının ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının tahsis talep dilekçesini getirtmek, yok ise dava tarihini tahsis talep tarihi kabul etmek, murisin askerlik yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi tarihler arasında yaptığını araştırmak, 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olunan 01.07.1994-29.05.1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim borçlarının ödenip ödenmediğini, murisin prim borcu bulunup bulunmadığını araştırmak, ödenmemiş ise davacıya prim borçlarının ödenmesi için süre vererek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da askerlik borçlanması 29.9.2009 tarihinde yapıldığı, bu tarihten önce 3 tam yıl primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmadığı halde 1.10.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.