Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/225 E. 2018/11115 K. 27.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/225
KARAR NO : 2018/11115
KARAR TARİHİ : 27.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Temyize konu davanın suç tarihinin 07.05.2014, iddianame tarihinin 26.06.2014 olduğu, UYAP’ta yapılan sorgulamada, sanık hakkında aynı işyerine ilişkin 21.04.2014 tarihli mühür bozma eylemi nedeni ile 14.05.2014 tarihli iddianame ile Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesine, 21.01.2014 tarihli mühür bozma eylemine ilişkin ise 20.04.2016 tarihli iddianameyle de Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davalarının açıldığı, yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiği ve yapılan incelemede, ilk iddianame tarihinin 14.05.2014 olup davalar arasında hukuki-fiili bağlantı bulunduğunun anlaşılması karşısında; zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve mükerrer cezalandırılmaya sebebiyet verilmemesi bakımından, sanık hakkında “mühür bozma” iddiasıyla açılan başka davalarının bulunup bulunmadığı araştırılarak derdest kamu davaları var ise birleştirilmeleri, aksi takdirde dosyalardaki ilgili belgelerin onaylı suretlerinin bu dosya içine alınarak suç ve iddianame tarihlerinin belirlenmesi ile, mükerrer yargılama bulunup bulunmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik araştırma ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 27.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.