Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/14918 E. 2013/19644 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14918
KARAR NO : 2013/19644
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan muhtelif demir, profil ve sac siparişi verdiğini, davalı yanın siparişler için çek istemesi üzerine önceki alışveriş nedeniyle güven duyan müvekkilinin henüz siparişler teslim edilmeden çek ve banka ödemeleri yaptığını ve zamanla ödeme meblağının 1.084.750-TL olduğunu, daha sonra deniz sektöründe kriz olunca müvekkilinin siparişleri iptal etmek istediğini, davalının kabul etmediğini, ancak aradan geçen süreye rağmen davalının hiçbir siparişi teslim etmemesi nedeni ile müvekkilinin de çeklerden 455.565- TL’ lik kısmını ödemediğini, bunun üzerine davalının bu çeklerle ilgili olarak … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/744 sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, müvekkilinin siparişlerin teslimi halinde çekleri ödeyeceğini belirtmesine rağmen malların teslim edilmediği gibi bedelsiz çeklerin kötüniyetli olarak takibe konu edilmesi nedeniyle, müvekkilinin takibe konu çekler nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile çeklerin davacıya teslimine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu alacağın çeke dayalı bir alacak olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarına dayandığını, davacının ödeme emrine itiraz etmeyip uzunca zaman sonra kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı doğrultusunda, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda davacının davalıya toplam 1.084.750-TL bedelli çek verdiği, 629.185-TL’ sinin ödendiği, bakiye kısmın ödenmemesi nedeniyle davalı tarafından davaya konu takibin başlatıldığı ve davacı tarafça takibe itiraz edildiği, sözkonusu çeklerin her iki şirketin de ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, yapılan kısmi ödemelerin de aynı şekilde defterlere işlendiği, buna göre davacının kendi ticari defterlerine göre dahi 455.565-TL borçlu gözüktüğü, çekin kural olarak bir ödeme aracı olduğu, ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafça sözkonusu çeklerin avans olarak verildiği iddia edilmiş ise de, çeklerin keşide tarihleri, ödeme tarihleri, ödenen toplam 629.185-TL’lik çeklerden ilkinin 10/01/2008 tarihinden itibaren ödenmeye başlanmış oluşu, en son çekin 10/11/2008 tarihinde ödenmesi, yine 30/12/2008 tarihine kadar bu çeklerin keşide edilip verildiği, davacının iddiasına göre toplam keşide ettiği 1.084.750-TL’lik çekten borcu olmadığını ve mal teslimi yapılmadığını ileri sürdüğü halde çek bedelinin büyük bir
kısmını ödemesi de dikkate alınarak, çeklerin avans olduğunun yazılı delille ispatlanamadığı, ödeme aracı olarak düzenlendiği kanaatinin edinildiği belirtilerek, davanın reddine, tedbir kararı bulunmadığından ve alacaklının kötüniyetli olduğu da ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.