Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5736 E. 2019/428 K. 04.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5736
KARAR NO : 2019/428
KARAR TARİHİ : 04.02.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, inşaat yapımı ön sözleşmesinden doğan alacak hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı, %20 icra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece takibin 1.500 Euro asıl alacak üzerinden devamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalılar aleyhine … 3. İcra Dairesi’nin 2013/6716 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, takibe alacak konusu olarak davalılar ile yapılan 22.10.2009 tarihli inşaat yapımı ön sözleşmesinin dayanak olarak gösterildiğini, davalıların takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu, zira taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin edimlerini noksansız ifa ettiğini, bu kapsamda olmak üzere davalılara … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/2 Esas sayılı dava dosyası kapsamında hukuki yardım başta olmak üzere tüm yargılama giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalıların müvekkili ve vekilini ayrı ayrı azlederek sözleşmeyi feshettiklerini, davalıların sözleşme hükümlerince ödemesi gerekli tazminatı tahsili amacıyla başlattıkları icra dosyasına yaptıkları itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece kısmen ifa nedeniyle geçerli hale gelen sözleşmeye aykırılıktan dolayı davalıların cezai şartla sorumlu olduğu sonucuna varılmış ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözönünde bulundurularak talebin 1.500 euro asıl alacak üzerinden kısmen kabul edilmesine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde 50.000 euro asıl alacak, 516,67 euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.516,67 euro üzerinden davalılar aleyhine başlatılan … 3. İcra
Müdürlüğü’nün 2013/6716 Esas sayılı icra dosyasına itirazın iptâli, takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı, dava dilekçesinde harca esas değeri 35.000,00 TL olarak belirtmiş; bu miktar üzerinden hesaplanan 597,71 TL dava peşin harcını icra dairesine takip açılırken yatırdığı binde beş peşin harcı mahsup etmek ve maktu harç yatırmak suretiyle ikmâl etmiştir. Mahkemece 1.500 euro üzerinden dava kısmen kabul edilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin son fıkrasında “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihteki tarife esas alınır.” hükmü yer almaktadır. Aynı hüküm kararın verildiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Uygulanacak tarife” başlıklı 21. maddesinde de tekrarlanmaktadır.
Kararın verildiği tarihteki tarifenin 13. maddesine göre “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” denmektedir.
Taraflar yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderinin mahkeme tarafından, az yukarıda belirtilen hükümler ile kabul ve red oranlarına göre paylaştırılıp hükmedilmesi gerekir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının B bendinin 5. paragrafının karar metninden çıkartılarak yerine 5. paragraf olarak “Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.622,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.