Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1395 E. 2013/2468 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1395
KARAR NO : 2013/2468
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Taraflar arasında görülen menfi tesbit davası sırasında davalı tarafından 21.12.2012 havale tarihli dilekçe ile “…Bilirkişilerden alınan raporların Yargıtay bozma ilâmına uygun olmasına rağmen davacı vekilinin itirazları üzerine yeniden ek rapor alınmasına karar verilmesi, bu kararda Yargıtay bozma ilâmına uygun rapor düzenlenmemesi halinde suç duyurusunda bulunulacağı ve celse harcına hükmedileceğinin belirtilmesinin bilirkişileri baskı altına alacağı ve davacı lehine rapor hazırlanmasına yol açacağı, buna ilişkin kendisinin katılmadığı oturumda vekilinin yaptığı itirazın tutanağa dahi yazılmadığından hâkimin tarafsızlığını kaybettiği…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim …. (101418)’in, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından “…İleri sürülen sebeplerin soyut nitelikte bulunduğu, delil, bilgi ve belge sunulmadığı, hâkimin reddi sebebi olarak düzenlenen nedenlerden hiçbirisine uymadığı…” gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ve ret talebinde bulunan tarafın H.M.K.’nun 420-/4 maddesi uyarınca 750.- TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hâkimin reddi için ileri sürülen sebepler işin esası yönünden temyiz sebebi olup, H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden olmadığından talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, ret talebinin, kötüniyetli yapılması ve esas yönünden kabul edilmemesi halinde, talepte bulunanlar hakkında verilecek para cezasının nevi disiplin para cezası olduğu H.M.K.’nun 42/4. maddesinde düzenlenmiş olmasına rağmen, mahkemece nevi belirtilmeden yalnız para cezasına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılanmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının ikinci bendinin birinci satırında geçen “750,00.- TL” den sonra gelmek üzere “disiplin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.