YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2793
KARAR NO : 2018/12835
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Katılan kurumdan izin ve yetki almaksızın … adli internet sitesi üzerinden toplu sms hizmeti sunulmasından ibaret olayda; sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında siteyi 10/11/2011 tarihinde ihale yoluyla satın aldığını, siteye alıcı çıkmaması nedeniyle üzerinde kayıtlı kaldığını savunması karşısında; mahkemece sanığın elektronik haberleşme hizmeti verdiği iddia edilen “…” adlı internet sitesi ile olan maddi ve hukuki bağının araştırılmak suretiyle, adı geçen sitenin hangi süre içinde faal şekilde erişime açık olduğu, suç tarihi itibariyle internet üzerinden toplu sms gönderme ve satış işlemi için gerekli teknik alt yapıya sahip olup olmadığı, 5809 sayılı Kanun’un 63/1. maddesinde yazılı “… Elektronik haberleşme hizmeti verenler/ tesisleri kuranlar…” eylemi tanımında yer alan toplu sms hizmeti verilmesi için yeterli “tesis” kapsamında nitelendirilip nitelendirilmeyeceği hususlarında uzman bilirkişi marifetiyle yaptırılacak inceleme sonucu dosyadaki diğer delillerle birlikte sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yeterli açıklamayı içermeyen bilirkişi görüşü ile yetinilerek beraat kararı verilmesi,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12/07/2012 yerine 12/09/2012 şeklinde yazılması suretiyle CMK’nun 232/2. maddesine aykırı davranılması,
3- Suçtan zarar gören …’nun 28/05/2013 tarihli celsede CMK’nun 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında “müşteki” sıfatıyla yazılması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.