Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/23449 E. 2018/10952 K. 20.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23449
KARAR NO : 2018/10952
KARAR TARİHİ : 20.11.2018

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Otomotiv şirketinden satın aldığı aracın navigasyon cihazının arızalı olduğunu, girilen adresi göstermediğini, bu şikayet ile ilgili birden fazla kez yetkili servise gidildiğini, navigasyon cihazının çalışmadığı ve onarılamayacağına ilişkin servis tutanağı tutulduğunu, servisin verdiği bilgiye göre araçtaki navigasyon cihazının otomobilin ayrılmaz bir parçası olduğunu, otomobil üzerinden sökülüp yenisi ile değiştirilmesinin ve onarılmasının ayıbın giderilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu talep reddedilirse 5000.TL ayıp bedeli indirimi yapılmasını talep etmiş, 24/03/2016 tarihli dilekçe ile davasını 7.069,44.TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, dava konusu araçta ayıp, kusur ve imalat hatasının bulunmadığını, ayıp ihbarının yapılmadığını, aracın ayıpsız teslim edildiğini belirterek davanın reddi ile davanın ….‘ ye ihbar edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ayıp oranında bedelden indirim talebinin kabulü ile dava konusu araçtaki ayıplı navigasyon nedeniyle bedelden indirim olarak tespit edilen 7.069,44.TL bedelin 5000.TL sinin dava, 2.069,44.TL de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ve feri müdahilden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ve feri müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ayıplı ürün dolayısıyla bedel indirimi talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ayıplı ürünün satış bedelinden indirim yapılmasına dair verilen kabul kararında feri müdahil aleyhine de tahsil yönünde hüküm kurulmuştur. Oysaki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69/1. maddesinde; feri müdahilin de yer aldığı bir davada, hükmün ancak taraflar hakkında verileceği düzenlemesine yer verilmiş olup, davanın tarafı olmayan fer’i müdahil hakkında da hüküm kurulmuş olması nedeniyle kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğu aşikardır. Mahkemece bu husus gözetilmeden kurulan kararın açıklanan yönden bozulması gerekmektedir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.