Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3918 E. 2013/19619 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3918
KARAR NO : 2013/19619
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki malın iadesi (finansal kiralamadan kaynaklanan) davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiği iddiasına dayalı kira konusu malın iadesi istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, finansal kiralama sözleşmesinin müvekkillerinin murisinin yerleşim yeri noterliğinde düzenlenmediği gibi murisin ikametgahı noterliğindeki sicile de kaydedilmediğini, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, ödeme planının tebliğ edilmediğini, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarın tebliğ olunmadığını, 60 günlük fesih süresi dolmadan murisin ölmesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin sona erdiğini, mirasçılara ilişkin herhangi bir özel hüküm bulunmaması nedeniyle mirasçıların iade borcuna ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, traktörün murise teslim edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda muris …’ın … – … kasabasında ikamet ettiğini bildirmesi nedeniyle sözleşmenin yapıldığı yer noterliğinin yetkisine ilişkin geçersizlik iddiasının yerinde olmadığı, 28.06.2006 tarih ve 81703 yevmiye nolu ödeme cetveli içeren ihbarnamenin bila tebliğ geri dönmüş olmasına rağmen sözleşmenin 34.maddesi uyarınca murise tebliğ edilmiş sayıldığının kabulü gerektiği, ihbarname ile verilen 60 günlük süre dolmadan murisin ölmüş olması nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmiş sayılarak davalıların sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, 31.05.2006 tarihli sevk irsaliyesinde muris …’ın teslim alan sıfatıyla imzasının bulunmasından dolayı malın teslim alınmadığına dair savunmaya itibar edilmediği, finansal kiralama taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle malın iadesi talebinin yerinde olduğu ve mirasçılarının iade borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda davalıların murisi olan …’a gönderilen sözleşmenin feshine ilişkin 31.7.2007 tarihli ihtarın tebliğ edilemeyip iade edildiği, tebligatın kanun hükümlerine göre yapılmasının zorunlu olması karşısında sözleşmenin 34’üncü maddesindeki “tebligat bila tebliğ dönse dahi tebligat yapılmış sayılır” hükmüne göre tebligatın geçerli olduğu sonucuna varılamayacağı açıktır.
Öte yandan 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 22’nci maddesinde, aksine sözleşmede hüküm bulunmaması hâlinde kiracının ölümüyle sözleşmenin sona ereceği belirtilmiştir. Finansal Kiralama Sözleşmesinin 25(i) maddesinde, kiracının ölümü hâlinde finansal kiralama şirketinin sözleşmeyi feshetme yetkisinin bulunduğu, ancak fesih konusunda bir mecburiyetinin de bulunmadığı belirtilerek kanunda öngörülenin aksine bir düzenleme yapılmıştır. Davacı … şirketinin kiracının ölümü nedeniyle sözleşmeyi feshettiğine ilişkin bir ihtarı dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Bu durumda finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığının kabulü isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.