Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/7634 E. 2018/24884 K. 13.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7634
KARAR NO : 2018/24884
KARAR TARİHİ : 13.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl davanın reddine, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 09/04/2018 gün ve 2017/1057 Esas – 2018/6741 Karar sayılı ilama karşı davalı (karşı davacı) vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl davanın reddine, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davalı- birleşen dosya davacısı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, davalı- birleşen dosya davacısı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede; asıl dosya yönünden kamulaştırma işleminin iptali istemi ile … 2. İdare Mahkemesinin 2007/293 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın … 6.Dairesinin 2010/7858 sayılı ilamı ile onandığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak bozma öncesi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise idareye iadesine ve mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilinin kesin olarak hüküm altına alınması sebebiyle taşınmaz idare adına tescil edilmiş ise, idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verildiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
Davalı- birleşen dosya davacısı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 09.04.2018 gün ve 2017/1057- 2018/6741 E/K sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine, birleşen dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl dava yönünden uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak, kamulaştırmasız el atılan taşınmazda meydana gelen zararın bedeli ve eski hale getirme istemiyle açılan birleşen davanın ise kabulüne dair hüküm kurulmuş, karar davacı karşı davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava yönünden dosyada bulunan kanıt ve belgelere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Birleşen dava yönünden ise, davacı karşı davalı idare vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz arazi niteliğindedir. Bilirkişi raporu dava konusu taşınmazın niteliğine uygun şekilde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu yerine tek bilirkişi tarafından hazırlandığından rapor geçerli değildir.
Bu durumda, usulüne uygun şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden mahallinde keşif yapılarak, bilirkişi raporu da denetlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, usule uygun olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmazın eski hale getirme bedeli, zemin bedelinden fazla ise zemin bedeline; az ise eski hale getirme bedeline hükmedilmelidir.
Bu durumda, taşınmazın el atılan bölümünün ekilebilir ürün gelirine göre zemin bedeli hesaplanarak, eski hale getirme masrafından fazla ise taşınmazın eski hale getirilme bedeline; şayet eski hale getirme masrafı zemin bedelinden fazla ise bu durumda el konulan alanın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile eski hale getirme bedeline hükmedilmesi,
3-Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, 2009 yılında taşınmazın 13.296,35 m²’sinden toprak alınmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, el atılan alanda el atma tarihinden sonra meydana gelen zararların tespiti ile bedeline hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan daha fazla alanda ve el atma tarihinden önceki 2007 ile 2008 yıllarına ait zarar bedeli hesaplanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
4-Dava konusu taşınmazda bulunan ve verim çağında olmayan 3-4 yaşlarındaki nar ağaçlarının bedelinin verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, verim çağında gibi değerlendirme yapılarak kazanç kaybı bedeline hükmedilmesi,
5-… 2. İdare Mahkemesinin 2007/293 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın … 6.Dairesinin 2010/7858 sayılı ilamı ile onandığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak bozma öncesi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise idareye iadesine ve mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilinin kesin olarak hüküm altına alınması sebebiyle taşınmaz idare adına tescil edilmiş ise, idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı – birleşen dosya davalısı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı (karşı davalı) idareden peşin alınan harçların istenildiğinde iadesine, davalı (karşı davacı)’dan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 13/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.