Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/20685 E. 2015/26696 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20685
KARAR NO : 2015/26696
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok, etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ile arasında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan sanık …’in, arkadaşı olan diğer sanık Necmettin ile birlikte katılanın evinin camlarını kırdıklarının iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2013 tarih 2012/13-1438 E 2013/53 sayılı kararında açıklandığı üzere hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği ve sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilamın bulunması karşısında, tebliğnamedeki tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmediğinden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmasında atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, olayla ilgili görgüye dayalı bilgisi olan …’ın soruşturma aşamasında, katılanın evinin camını kıran şahısları mesafenin uzak olması ve havanın karanlık olması nedeniyle göremediğini ifade etmesine rağmen yargılama aşamasında, katılanın evinin camlarını kıran kişilerden birisinin sanık … olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın, söz konusu camı kırdığı yada diğer sanık …’e iştirak ettiğine dair görgüye dayalı bilgisi olan bir tanığın da bulunmaması karşısında, soyut iddia dışında atılı suçunu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına karşın beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Elektronik ortamda (UYAP) MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 09.03.2014 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.