YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/449
KARAR NO : 2015/20961
KARAR TARİHİ : 18.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, aralarında husumet bulunan babası katılanın evine geldiği, evin içine girmek maksadıyla evin kapısını zorladığı, ayrıca katılana hitaben “senin ananı avradını sinkaf edeceğim” diyerek hakaret ettiği, sonrasında ertesi gün de sanığın katılana ait fındık fidanlarını söktüğü, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık savunması ve tanık ifadeleri, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, babasına ait olan fındık fidanlarını söktüğünden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesine göre, suçun, üstsoy, altsoy veya bu derecede kayın hısımlarından birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunamayacağı şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMUK’nın 223/4-b maddesi kapsamında şahsi cezasızlık hükmü gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün tamamen çıkarılarak yerine “sanığın, atılı mala zarar verme suçunu babası olan katılana karşı işlemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesinde öngörülen şahsi cezasızlık halinin bulunması nedeniyle hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ifadesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.