Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/9093 E. 2015/26018 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9093
KARAR NO : 2015/26018
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın Toklucak köyünde bulunan 0 ada 906 parsel nolu 27.157 metre kare yüzölçümündeki taşınmazı 2004 senesinde … isimli şahıstan kiraladığı ve 01.09.2004 tarihinde ÇKS ve DKD projesinden yararlanmak üzere Amasya İl Tarım Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, sanığa… Ziraat Bankası Şubesince 2004 yılı 1.dilim destekleme miktarı olarak 09.05.2005 tarihinde 895 YTL,mazot ve kimyevi gübre destekleme miktarı olarak 09/05/2005 tarihinde 895 TL ve 17.10.2005 tarihinde 345 YTL ödeme yapıldığı, 24.10.2005 tarihinde ziraat mühendisleri ve kadastro teknisyenlerince yapılan denetimde söz konusu taşınmazı sanığın değil … isimli şahsın ekip biçtiğinin tespit edildiği,
Sanık …’in 2004 yıllarında Toklucak köyüne ait 904 no’lu parselde toplam 99,556 m2 lik alanda kira sözleşmesi yaparak ÇKS ve DGD projesine müracaatta bulunduğu ancak şüphelinin söz konusu parsellerde tarımsal faaliyette bulunmadığı anılan parsellerde başka kişilerin tarımsal faaliyet yaptığı, sanık …’in 2004 yılı DGD ödemesi başvurusu nedeniyle kendisine 03/06/2005 tarihinde 1000 TL ödeme yapıldığı,
Sanık …’in 2004 yıllarına ait ÇKS ve DGD projesine müracaat dosyalarının tetkikinden, Toklucak köyüne ait 910 no’lu parselde 75.829 m2’lik alan üzerinde kira sözleşmesi yaparak 2004 yılında ÇKS ve DGD projesine müracaatta bulunduğu ancak şikayetçi kurum görevlileri ve mahalli bilirkişilerden oluşturulan inceleme komisyonunun raporundan suç tarihlerinde anılan araziyi sanığın değil başka şahısların kullanmakta ve tarımsal faaliyette bulunmakta olduğunun anlaşıldığı, 03.06.2005 günü 765 TL DGD ödemesi yapıldığı,
Sanık …’in …. Tarım İl Müdürlüğü’ne başvurarak tarımsal faaliyette bulunduğunu ve doğrudan gelir desteğinden faydalanmak istediğini beyan ve talep ettiği, …. ili Merkez …. Köyündeki 2004 yılında beyanına konu arazilerden o ada 905, 906 ve 907 nolu parsellerdeki 167.987 m2’lik alanda tarımsal faaliyette bulunmasına rağmen 272.887 m2’lik alan beyan edip 06/05/2005 tarihinde 1575 TL ve 17/10/2005 tarihinde 1000 TL para aldığı iddia edilen olayda;
Dolandırıcılık suçunda suç tarihinin menfaatin.ğu bu eylemlerin 01.06.2005 tarihinden önce olması nedeni ile 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi gereğince sanıkların lehine olan yasal düzenlemeler gereğince sanıkların üzerilerine atılı eylemin 765 sayılı TCK’nın 504/7, 522/1, 80 maddelerine uygun düştüğü ve 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104 maddeleri gereğince suç tarihleri itibari ile olağan üstü zaman aşımı süresinin tüm sanıklar yönünden dolmuş olduğundan bahisle kendi içinde çelişkili ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/06/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.