Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/5877 E. 2018/14537 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5877
KARAR NO : 2018/14537
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanık …’un hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan… E Tipi Kapalı Cezaevinde başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 28/10/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanık … hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçu gece işlediğinden bahisle arttırım yapılırken, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca ceza en fazla üçte bire kadar artırılabilir olmakla birlikte, sanığın cezasının anılan madde uyarınca üst had olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık … müdafiinin 28/10/2014 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasını istemesi karşısında, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmedilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenip ertelenmeyeceği hususunun tartışılmaması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın suç tarihinden sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “sanığın olay nedeniyle oluşan müştekinin zararını tazmin etmediği, yasal şartların oluşmadığı” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç isminin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yerine konut dokunulmazlığını ihlal etme olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık … bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.