YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6687
KARAR NO : 2018/15073
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
Bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 43/1, 145, 168/2 ve 62/1 maddeleri gereğince 10 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bulunduğu yerin belediyesinin göstereceği uygun bir yere kendisi temin etmek suretiyle 30 adet çam fidanı dikerek 6 ay süreyle bakımının yerine getirilmesine yönelik denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2017 tarihli ve 2017/39 esas, 2017/526 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/10/2018 gün ve 8628-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/11/2018 gün ve 2018/89202 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesindeki “…Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir…” şeklindeki düzenleme ile denetimli serbestlik tedbiri olarak sanığa yüklenecek yükümlülüklerin sayıldığı;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/06/2017 tarihli ve 2017/2968 esas, 2017/5944 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinde belirtilen yükümlülüklerin dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, somut olayda fidan dikme ve bakımını yapmak suretiyle sanığa maddî bir külfet yükleyecek şekilde yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinde belirtilen yükümlülüklerin dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı ve sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ÇUBUK) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.11.2017 gün ve 2017/39 E., 2017/526 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.