YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1854
KARAR NO : 2018/21084
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, izinsiz bıçak taşıma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre başka suçtan cezaevinde bulunan sanık …’nin yüzüne karşı verilen hükümde cezaevinde bulunan kişilerin kanun yoluna başvurma şeklinin belirtilmemesi nedeniyle sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’ye yükletilen tehdit ve yaralama ile …’e yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve sanık …’in katılan …’a yönelik yaralamaya teşebbüs eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık …’in, görevi yaptırmamak için direnme suçunu silahla işlemesi nedeniyle TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığı, bozma yapılamayacağı,
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infaz sırasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanıklar …, … ve …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
./..
-2-
2-Sanık … hakkında tehdit, hakaret ve sanık … hakkında mağdur …’e yönelik yaralama ve izinsiz bıçak taşıma suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık …’in iddianamede belirtilen sözlerinin geleceğe yönelik tehdit suçu kapsamı içerisinde kaldığı ayrıca hakaret suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b-Sanık …’in savunmasında, katılan … ile aralarında adli mercilere intikal eden husumet olduğunu, suç tarihinden bir gün öncesinde katılan … ile kavga ettiklerini, katılan ve ailesinin her gördüğü yerde kendisine hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediğini belirtmesi karşısında, tüm bu hususlar değerlendirilerek sanık … lehine de TCK’nın 29. ve kabule göre hakaret suçunda aynı Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK’nın 125/1. maddesi yerine 125/3-a maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
d-Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik yaralama suçu yönünden, mağdur …’in 21.11.2012 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, sanık …’a şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
e-Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine hükümler içeren 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi uyarınca temel adli para cezasının 450 TL olduğu gözetilmeden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 6136 sayılı Kanunun 15/1. madde uyarınca gün para cezası belirlenerek fazla adli para cezası tayini,
f-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
AS