YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/65
KARAR NO : 2015/27497
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; yurtdışında ikamet eden katılanın, tatil amaçlı olarak Türkiye’ye geldiği, TEM otobanında aracı ile seyir halinde iken, beyaz bir aracı yol kenarında gördüğü, aracın yanında da iki üç kişinin bulunduğu, şahısların kaza yaptıklarını düşünerek, yardım amaçlı olarak yavaşladığı sırada şahısların alkollü olduklarını fark ettiği, bunun üzerine durmaktan vazgeçerek yoluna devam ettiği, bilahare anılan şahısların katılanı takip edip aracına arkadan çarptıkları, daha sonra sollamaya giriştikleri sırada, araç içerisinden sanığın, katılanın aracına doğru ateş ederek aracının lastiğini patlattığı, bir süre sonra duran katılanın, durumu jandarmaya ihbar ettiği anlaşılmakla, eyleminin atılı suçu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.