YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3673
KARAR NO : 2014/6394
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2012 tarih ve 2011/111-2012/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikimlerini değerlendirmek amacıyla … … kar payı alabilmek vaadi ile nakit olarak verdiğini, geçen zaman içinde kar paylarını alamadığını, … …’dan parasının karşılığında da 1.560.000 USD miktarlı senet aldığını, bu senedi iş ilişkisi nedeniyle dava dışı Metin Kamburoğlu’na ciro ettiğini senet bedeli ödenmediği için bu kişiye borçlu kaldığını, … … aleyhine yapılan icra takibinin imzaya itiraz nedeniyle durduğunu, imza incelemesi sonucunda imzanın … …’a ait olmadığı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, kendisi hakkında da sahte senet tanzim etmekten yargılama başlatıldığını, … …’ın bu şekilde iradesiyle kendi ve şirketleri adına imzalattırdığı senet ve çeklerden istediğini ödeyip, istemediğinde ise imza inkarında bulunduğunu ileri sürerek, doğrudan müteveffa tarafından verilen 1.560.000 USD miktarlı senede istinaden şimdilik 6.000,00 YTL’nin, 18.11.2003 vade tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili müteveffa tekstil işi ile iştigal etmekte iken kendisinden haksız yere para kopartmak isteyen davacı tarafından sahte imza kullanılarak adına senet tanzim edilip icraya konulduğunu, takibin imzanın … …’a ait olmaması nedeni ile iptal edildiğini, davacı ve arkadaşının söz konusu senetle ilgili sanık olarak yargılandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre herhangi bir kişi kolaylıkla senedi başkası adına düzenleyip alacak talebinde bulunabileceğinden keşideci olarak gösterilen kişinin de bunu engellemek için elinde hiçbir vasıtası bulunmadığı, bono üzerindeki imzanın çekler üzerindeki imzayla karşılaştırılarak bononun müteveffa tarafından benimsenmesini gerektirmeyeceği gibi, yetkisiz temsilci tarafından keşide edilen çeklerin ve senetlerin şirket tarafından benimsenmesinin kabulü ancak aynı kişiye verilmiş ve ödenmiş başka çeklerin ve senetlerin bulunması halinde mümkün olacağından değişik kişilere verilmiş çekler ve senetler bulunması ve bunların ödenmiş olması davaya konu senedin de benimsendiği anlamına gelmeyeceği, ayrıca davaya konu senetteki keşideci imzasının … …’a ait olmadığının sabit olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı ve yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.