YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17380
KARAR NO : 2014/13130
KARAR TARİHİ : 17.07.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2012 tarih ve 2009/…-2012/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Çalışkan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gelirlerini davalı banka … Şubesi nezdindeki hesaplarında değerlendirildiğini, 2008 yılı Ağustos ayında banka yetkilileri tarafından çağrılması üzerine dava dışı banka görevlisinin 190 adet işlemle müvekkilinin hesaplarından bilgisi ve onayı dışında para çektiğinin öğrenildiğini, dava yetkilisinin paraların yatırım hesabına yatırıldığı ve fon alındığını söyleyerek oyalamış olduğunu, bankaya gönderilen ihtarname üzerine 139.200 TL’nin iade edilebileceği bildirilmiş ise de, nasıl hesaplandığı anlaşılamayan kısmi ödemeyi müvekkilinin kabul etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200.000 TL’nin ihtarnamenin tebliğ edildiği 14.11.2008 tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans kredilerine uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 09.03.2009 tarihli dilekçe ile davayı kısmen kabul ettiklerini bildirmiş, kabul etmedikleri kısım yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka şubesinde yürütülen idari soruşturma kapsamında servis yetkilisi …’un davacıya ait hesaplarda usulsüz işlemler gerçekleştirildiği, davalıya bankaya gönderilen ihtarnameye rağmen davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bilirkişi raporunda davacının alacağının 542.105,57 TL olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Davacı yan vekili, dava dilekçesinde, bilgisi dışında yapılan işlemler sonucunda, yatırım hesabında dava tarihi itibariyle oluşması gereken meblağı talep etmiş olup,. mahkemece de bu yolda hesaplama yaptırılarak sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda, kısmi davaya konu işbu tutara ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gözden kaçırılarak hükmedilen faizin davacı yanca gönderilen ihtarın tebliğ tarihinden başlatılması yerinde ol-mamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararı-nın bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirir mahiyette bulunmadığından, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının …. bendindeki “14.11.2008 tarihinden” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “dava tarihinden” ibaresinin yazılması suretiyle HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, …/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.