Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1146 E. 2014/8040 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1146
KARAR NO : 2014/8040
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 tarih ve 2013/98-2013/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan … A.Ş’ne ait televizyon emtiasının nakliyeci davalının sorumluluğunda Türkiye-… arasında demiryolu ile taşınması sonucu 338849614395 numaralı vagonda bulunan … adet emtiadan 6 adet televizyonun alıcıya eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle oluşan hasardan taşıyıcı davalının sorumlu bulunduğunu, müvekkili tarafından sigortalı şirkete yapılan 1.686,29 Euro ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduklarını, davalı taşıyıcıya 28/03/2012 tarihli ihbar yazısının ve 20/04/2012 tarihli rücu yazısının gönderildiğini ancak davalı taşıyıcı tarafından hasara ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ….975,… TL rücuen tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, bahse konu emtiaların kapalı ve mühürlü halde teslim alınarak konteyner ile taşındığını ve bu konteynerin alıcısına aynı şekilde teslim edildiğini, teslim öncesinde mührün bozulup konteynerin açıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, bu itibarla iddia konusu zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulünün mümkün olmadığını, iddia konusu zararın öncesinde demiryolunun da katılımı ile düzenlenecek bir tutanak ile eksikliğin saptanması gerektiğini, bu yapılmadığı durumda yedi gün içerisinde demiryolundan bu yönde talepte bulunulması gerektiğini, aksi taktirde dava hakkının sona ereceğini, dosyada davacı tarafından sunulmuş bu yönde bir delilin bulunmadığını, tazminat miktarının eksikliği iddia olunan yükün kilogramı başına … SDR ile sınırlı olmasını gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, akdi taşıyıcı sıfatıyla demiryolu+karayolu taşıması şeklinde işi üstlendiği, malların …’da gümrük mührü ve … mührü ile mühürlenmeden önce çalındığı kanaati oluştuğu, taşıma sonunda taşıma senedine düşülen kayıt ve onu yansıtan tutanağa göre de özellikle gümrük mühürü ve … tarafından konulan mühürün sağlam olduğunun teyit edildiği, bu durumda malın taşıma başlamadan önce davalı kontrolünde iken hırsızlık neticesi
zayi olduğu sabit olduğu, her hangi bir itiraz ileri sürmeksizin teslim aldığı ve taşıma sürecini yönettiği mallardan varma yerinde eksik çıkanlar bakımından kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece davalının sorumlunun esas olduğu,toplam 6 adet TV emtiası nedeniyle oluşan zararın 1.532.99 euro olduğu, davacının ise sigortalısına 1.686.29 euro ödediği, davacının ödemesinde %… değer artışının da olduğu, ancak bunu zarar kalemi olarak talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ….488,77TL’nin dava tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun …/….maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 178,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.