Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/1361 E. 2018/13791 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1361
KARAR NO : 2018/13791
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 15.11.2017 gün ve 2016/7258-2017/12829 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara ve özellikle mahkemece kadına yüklenen erkeğin bir başkası ile ilişkisi olduğunu ileri sürerek akrabası ile arasının açılmasına sebep olma vakıasına erkek tarafından dayanılmadığından bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin fakat mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası, davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu belirtilerek kabul edilmiş, velayeti babaya verilen ortak çocuklar ile anne arasında kişisel ilişki kurulmuş, kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası ve tarafların tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir. Bu karara ilişkin davacı erkek tarafından katılma yolu ile kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönlerinden, davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı,yoksulluk nafakasının ve tazminatların reddi, velayet ve kişisel ilişki yönlerinden temyiz isteğinde bulunulmuş, Dairemizin 15.11.2017 tarihli ilamı ile kadının tüm, erkeğin sair temyiz itirazlarının reddine, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre davacı erkek lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde karar verilmiş, davalı kadın tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesinde, davacı erkek tarafından tahkikat aşamasında (30.11.2015 tarihli dilekçe ile ) maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar dilekçeler aşamasındaki dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 14l). Bu sebeplerle davacı erkeğin süresinde talep etmediği maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yönünde hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu istekler hakkında esasa ilişkin erkek lehine bozma kararı doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı kadının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/7258 esas, 2017/12829 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, erkeğin maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere; taraflar dilekçeler aşamasındaki dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141).Bu sebeplerle davalı kadının süresinde talep etmediği yoksulluk nafakası (dilekçeler aşamasında sunduğu 17.0.72017 tarihli ara dilekçe) ve maddi-manevi tazminat(ön incelemeden sonra sunduğu 12.6.2015 tarihli dilekçe) istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken bu istekler hakkında mahkemece verilen esasa ilişkin ret hükmünün onanması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı kadının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/7258 esas, 2017/12829 karar sayılı onama kararının davalı kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri yönlerinden kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Mahkemece velayeti babaya verilen çocuklarla davalı kadın arasında kurulan kişisel ilişkiye yönelik de davalı kadın tarafından temyiz itirazlarında bulunulmuş ve fakat sehven kişisel ilişki temyiz kapsamına alınmamıştır. Açıklanan sebeple kadının kişisel ilişkiye yönelik itirazları da incelenmiştir. Bu bağlamda velayet kendisine verilmeyen taraf ile ortak çocuk arasında kurulacak kişisel ilişki de çocukların üstün yararı yanında analık ve babalık duygularının da tatmin edilmesi gerekmektedir. İş bu kararda davalı anne ile ortak çocuklar arasında kurulan kişisel ilişkide aynı yer, farklı yer ayrımı yapılması doğru olmadığı gibi, çocuklarla anne arasında her ayın belirli hafta sonları ve yarıyıl tatilinde de yatılı şekilde kişisel ilişki kurulmaması doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı kadının karar düzeltme isteğinin kişisel ilişki yönünden de kabulüne, anne ile çocuklar arasında aynı yer, ayrı yer ayrımı yapılmadan çocukların üstün yararı ve analık-babalık duygularını da tatmin edecek şekilde kişisel ilişki kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince kısmen KABULÜNE, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/7258 esas, 2017/12829 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, erkeğin maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulmasına, yukarıda 3.bentte gösterilen sebeple Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/7258 esas, 2017/12829 karar sayılı onama kararının davalı kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat yönlerinden kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istekleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulmasına, yukarıda 4. bentte gösterilen sebeple anne ile çocuklar arasında aynı yer ayrı yer ayrımı yapılmadan çocukların üstün yararı ve analık-babalık duygularını da tatmin edecek şekilde kişisel ilişki kurulmak üzere hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 29.11.2018 (Prş.)