Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/3887 E. 2018/9755 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3887
KARAR NO : 2018/9755
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen bononun duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yasal unsurlarının bulunup bulunmadığı, aldatma yeteneği olup olmadığının kararda tartışılması, bononun denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması,
2-Katılan …’ın, sanık …’a ait Gediz ilçesinde faaliyet gösteren giyim mağazasından alışveriş yaptığının ve borçlandığının, bu borç nedeniyle sanık …’ın katılan … adına sahte bono düzenlediğinin ve bu bonoyu ciro ederek diğer sanık …’a verdiğinin, sanık …’ın da bonoyu icra takibine konu ettiğinin iddia ve kabul olunması, katılan …’ın 29.11.2013 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, 20.05.2014 tarihli oturumda hakkında katılma kararı verilen …’ın eşi katılan …’ın 26.06.2014 tarihli oturumda ki ifadesinde eşinin sanık …’tan çamaşır makinesi ve giyim eşyası aldığını, bu nedenle sanığa borçlu olduğunu, hatta kayınvalidesinin borcun ödenmesi için eşine para verdiğini, ancak ödenip ödenmediğini bilmediğini söylemesi karşısında; sanıkların fiilinin, 5237 sayılı TCK’nin 211. maddesinde öngörülen “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun oluşup oluşmayacağı tartışılarak, sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre de;
a)Gerekçeli karar başlığında 15.08.2009 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, bononun icra takibine konulduğu tarih olan 30.06.2010 olduğunun gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasının, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 03.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.