Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/8366 E. 2015/15302 K. 09.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8366
KARAR NO : 2015/15302
KARAR TARİHİ : 09.09.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafakalar, ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,
tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan ziynet eşyalarının ayrı ayrı değerleri hükümde gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalı-karşı davacı erkek tazminat taleplerini ön inceleme aşamasından sonra ileri sürmüştür. Ön inceleme aşamasından sonra diğer tarafın açık muafakatı ve ıslah dışında iddia
ve savunma genişletilemez ve değiştirilemez (HMK.md.141/1). Davalı-karşı davacı tarafından usulünce yapılmış bir ıslah işlemi olmadığı gibi, davacı-karşı davalı kadının talebin genişletilmesine açık muafakatı da bulunmamaktadır. O halde davalı-karşı davacı erkeğin bu talepleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 2. bentteki bozma sebebine göre davalı-karşı davacı erkeğin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün temyizine konu diğer bölümlerin ise, yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.09.2015(Çrş)