Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/6622 E. 2013/13863 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6622
KARAR NO : 2013/13863
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ölüm aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı … Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 09.03.2001 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı kızı üzerinden kendisine 506 sayılı Kanun hükümlerine göre ölüm aylığı bağlanması için 04.07.2001 günü davalı Kuruma yönelttiği başvurusu reddedilen hak sahibi anne konumundaki davacının, 03.04.2007 ve 03.01.2011 tarihli taleplerinden de olumlu sonuç alamaması üzerine işbu davayı açtığı belirgin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava kabul edilerek aylığın 01.09.2003 günü itibarıyla bağlanması gerektiğinin tespiti yönünde hüküm kurulmuştur.
Davanın yasal dayağı olan 506 sayılı Kanunun, 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik “Ana ve babaya aylık bağlanması” başlıklı 69. maddesinde, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı olursa, artanının, eşit paylar halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verileceği belirtilmiş, “Aylığın başlangıcı” başlığını taşıyan 70. maddesinde, sigortalının ölümünde ölüm sigortasından hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıkların, ölümle aylığa hak kazandıkları tarihten sonraki ay başından başlayacağı açıklanmıştır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun “Zamanaşımı ve hakkın düşmesi” başlığını taşıyan 99. maddesinde ise, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren (5) yıl içinde istenmediği takdirde zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının, yazılı istek gününü izleyen ay başından itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında dava değerlendirildiğinde; sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan, buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan davacı yönünden, ”hakkı doğuran olay” niteliğindeki sigortalının ölümünün gerçekleştiği 09.03.2001 gününden itibaren ölüm aylığı tahsisi (5) yıl içinde istenmediğinden aylığın zamanaşımına uğradığı belirgin bulunmakla, 03.04.2007 tarihli başvuru dikkate alınarak, anılan tarihi izleyen ay başından itibaren aylığın başlatılması gerektiği açıktır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.