Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12515 E. 2011/18438 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12515
KARAR NO : 2011/18438
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı asıl borçluya kullandırılan banka kredi borcuna kefillikten dolayı maruz kaldığı icra takibi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile, manevi tazminat talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya Da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. 10.maddesinde ise Tüketici Kredisi düzenlenmiştir.
2011/12515-18438
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının dava dışı asıl borçlunun kredi borcuna kefil olduğu, davalı bankaca kullandırılan kredinin Genel Kredi Taahhütnamesi gereğince tarım kredisi olduğu anlaşıldığından olayda bir tüketici işleminden söz etmek mümkün olmadığı gibi olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Öyle olunca mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.