YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13089
KARAR NO : 2018/14805
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Basit yaralama suçuna ilişkin kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C) Sanığın hakaret eylemine ilişkin verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta olan katılan …’e söylediği kabul edilen “polisi ne arıyorsun ulan” şeklindeki ifadenin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Sanığın, olay günü tedavi için gittiği hastanede yaşanan tartışmada görevli olan doktor …’ya hitaben hakaret içerikli sözler söylediğinin, yine aynı tartışma sırasında hemşire olarak çalışmakta olan … hakaret içerikli sözler söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın, her iki katılana yönelik eylemlerinin aynı olay ve zaman dilimi içerisinde, aynı suç işleme kararı ve kastıyla gerçekleştirildiği ve hukuki anlamda tek fiil niteliğinde olduğu, bu nedenle TCK’nın 125/3-a, 125/4, 43/2. maddeleri kapsamında cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, her iki katılana yönelik hakaret eylemleri nedeniyle iki kez mahkumiyet kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.