YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9647
KARAR NO : 2016/14861
KARAR TARİHİ : 14.12.2016
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, müşterek çocukların velayetlerinin davacıya verildiğini, davacı için aylık 350,00 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuklar için aylık 225,00’er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; boşanmadan bir sene sonra açılan nafaka artırımı davası ile nafakanın davacı için aylık 370,00 TL’ye, müşterek çocuklar için aylık 240,00’ar TL’ye çıkartılmasına karar verildiğini; geçen süre içinde hayat şartlarının zorlaştığını, çocukların büyümesiyle nafakaların düşük kaldığını belirterek; davacı için yoksulluk nafakasının aylık 500,00 TL’ye, müşterek çocuklar için iştirak nafakasının aylık 500,00’er TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile boşanırlarken, evi ve tüm eşyaları davacıya bıraktığını, kirası 400,00 TL olan 2+1, sobalı bir evde oturduğunu, mütevazi bir araç satın aldığını, maaşının 3.000-3.050 TL olduğunu, vergi dilimine girdiğinde maaşında düşüş olduğunu, halen davacıya memur maaş zamlarını dikkate alarak aylık 900 TL nafaka ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı için yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 450,00 TL’ye yükseltilmesine, müşterek çocuklar … ve … için iştirak nafakalarının dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 350,00’şer TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
TMK’nun 175.maddesi “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir.”TMK’nun 176/4. maddesine göre de; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Dosya kapsamından; tarafların 27.10.2011 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 350 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuklar için 225’er TL iştirak nafakasına karar verildiği, 2012 yılında açılan nafaka artırımı davası neticesi yoksulluk nafakasının 370 TL, iştirak nafakasının 240’ar TL’ye yükseltildiği, bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup geliri bulunmadığı; davalının ise röntgen teknisyeni olup, aylık 2700-3000 TL gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir.O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
, 14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.