YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15616
KARAR NO : 2018/15284
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre ve açık kimliği tespit edilemeyen yabancı uyruklu … isimli şahısın mağdurlar …, … ve …’nın pasaportlarına ve cep telefonlarına el koyduğu ve sanıkların evine yerleştirdiği , sanıkların açık kimliği tespit edilemeyen … isimli şahıs ile iştirak halinde hareket ederek mağdurların evden çıkmalarına engel olarak zorla fuhuş yaptırmalarına yönelik eylemleri nedeniyle, insan ticareti suçundan zamanaşımı süresince yasal işlem yapılabileceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların, mağdurlara yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemeleri nedeniyle her bir mağdura yönelik ayrıca TCK’nın 43/1. maddesi uygulanmamış ve TCK’nın 227/2. maddesinde hapis cezasının yanında öngörülen adli para cezasına hükmedilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Gerekçeli karar başlığına mağdurların ad ve soyadları yazılmamış ise de, maddi hata niteliğindeki bu eksikliğin mahallinde düzeltilebileceği,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin infaz evresinde re’sen gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinin “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü karşısında, her bir sanığa düşen yargılama giderinin 20 TL’den az olması nedeniyle Hazine üzerine bırakılması yerine sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’ın iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, yargılama gideri ile ilgili kısmın çıkartılıp yerine “5271 sayılı CMK’nın 324/4. fıkrasına 6352 sayılı Yasanın 100. maddesince eklenen ek cümle gereğince terkin sınırı altında kalan yargılama giderinin Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.