Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/21807 E. 2013/18833 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21807
KARAR NO : 2013/18833
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.08.1991 – 29.03.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davacının 01.05.1996 – 29.03.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı, davalılardan … Başkanlığı ile … avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre ise; İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların, hükmün tefhimi, bu mümkün olmamış ise tebliğinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Somut olayda; hüküm davalı Kurum vekiline 20.03.2012 tarihinde tefhim olunmasına rağmen, kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olduğu belirtilmiş, gerekçeli karar davalı Kurum vekiline 22.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz ise 15. günün son günü olan 06.06.2012 tarihinde vuku bulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321/2. maddesinde, kararın tefhiminin, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceği, ancak zorunlu hâllerde, hâkimin bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebileceği; bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerektiği belirtilmiştir. Hükmün, anılan şekilde tebliğ edilmemesi durumunda, 8 günlük temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Mahkemece, hükmün fer’ileri kısa kararda açıklanmadığı gibi, temyiz süresinin de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün olarak gösterilmesi karşısında, davalı Kurum vekilinin, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 22.05.2012 tarihine göre, 06.06.2012 tarihli temyizi 8 günlük yasal sürede olduğundan, temyiz süresinin geçtiğinden bahisle verilen 06.06.2012 tarihli ek kararın BOZULMASINA;
2-) İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı avukatının tüm, davalılar … Başkanlığı ile … avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.
29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada; talebin tamamı kabul edilmemiş olmakla davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalılar lehine, avukatla temsil edildiklerinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi, yine yargılama giderlerinin de tarafların haklı çıktıkları oranda paylaştırılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalı … yönünden, davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun da gözetilmesi gerekir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün (1) numaralı bendinde yer alan “…KABULÜ” sözcüğünün hemen önüne “KISMEN” sözcüğünün yazılmasına, hükmün (4) numaralı bendinde yer alan “…yargılama giderinin…” sözcüklerinden hemen sonra gelmek üzere “…486,00 TL’nin…” ibaresinin yazılmasına, yine aynı bendin sonuna “…bakiye
yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesine, hükme (6) numaralı bent olarak “Davanın kısmen reddi nedeniyle, kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine red sebebi ortak olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan …. uyarınca takdir edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine” ibarelerinin eklenmesine; ancak, hükmü temyiz etmeyen davalı … yönünden, davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun da gözetilmesine, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ve davalılardan …’ndan alınmasına, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.